Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Geleceğe güvenle bakmak

Rejimin her tarafını Ergenekontra çetelerinin sardığı, egemen burjuva güçlerin birbirlerinin kuyusunu kazarken halka karşı kolayca birleştikleri; toplumun siyasal gericiliğin, askeri vesayet rejiminin kontrgerillacı temsilcileri ile sermaye oligarşisinin ve toplumsal gerici AKP'nin arasında sıkıştırılarak birini tercihe zorlandığı; işçi sınıfı ve ezilenlerin kopkoyu bir karamsarlık ve güvensizlik girdabına sürüklenmeye çalışıldığı bir tarihsel kesitte; geleceğe güvenle bakmanın, ferah bir aydınlığın, umut yüklü bir gülümseyişin, yeşerip boy veren tohumların, özgür bir gelecek ısrarının, aşkın ve sevdanın, isyanın ve kavganın izini sürüyoruz. Gençlik yüzünü Denizler'e dönerken, biz de yüzümüzü gençliğe dönüyoruz.

SGDF'nin 4. Uluslararası Gençlik Kampı'ndan söz ediyoruz. Evet, gençliğin en mücadeleci, bilinci en aydınlanmış kadın ve erkekleri kavga yüklü bir yılın ardından, gençlik kampıyla güç toplamaya ve yeni bir kavga yılına hazırlanıyor. Yaşama ve kavgaya dair ne varsa, yanına güveni ve umudu da katarak, sosyalist gençliğin coşkulu kamp çalışmasına ekliyoruz. Bu coşku hepimizi sarıp sarmalıyor, heyecanlandırıyor.

Gençlik hareketi nispeten uzun bir içe kapanma, daralma döneminin ardından, geride kalan bir yıl boyunca yeni bir çıkış için güç biriktirdi. Yeni bir toplumsal aydınlanmanın/hareketin mayalanmasına toplumsal refleks ve duyarlılığını artırarak katılırken, aynı zaman da daha büyük mücadeleler için özgüven örgütledi. Tuzla yürüyüşü ve tersane işçilerinin sahiplenmesinde, Kürt ulusal sorununda demokrat bir tutarlılıkla tavır alış ve kardeşleşme arayışında gençliğinin tarihsel ve toplumsal rolüne dönük öncü çıkış ve bilinç ışıltılarını yansıttı. Son iki yılın 1 Mayıs Taksim mücadelesinin, Hrant'ın uğurlanması ve yıl dönümü anmasının ve anlamlı bütün toplumsal mücadelelerin yüzü gençti. Yine ODTÜ kantin boykotu, Manisa gençliğinin zamlara karşı kampanyası, sivil faşist saldırılara ve rejimin tutuklama terörüne karşı mücadele, Üniversiteler Sosyal Forumu ve Genç-Sen'in kapatılma yönelimine karşı mücadele, geride kalan yılın ilk etapta akla gelen diğer örnekleri... Bütün bu mücadelelerde, sosyalist gençliğin militanlığı ve yaratıcılığıyla tayin edici bir yer tuttuğunu belirtmeliyiz.

Kampa adını da veren “Denizler” vurgusu ise, güncel olduğu kadar tarihsel, siyasal olduğu kadar ideolojik bir anlam taşıyor. Her şeyden önce anıları ve adları egemenlerce tarihten silinmeye çalışılan devrimci önderler, yeni gençlik kuşaklarının elinde bayraklaşıyor, dillerinde sloganlaşıyor. Gençlik onlarla tanışıyor, buluşuyor, mücadelelerinden ve yaşamlarından öğreniyor. Kapitalizmin bencil ve yoz kültürüne, darbelerle ve faşist terörle silinmeye çalışılan toplumsal hafızaya rağmen yüzlerini Denizler'e dönerken, kendi tarihsel kökleriyle buluşuyor; dnların ışıltılı toplumsal bilincinin ve can feda devrimciliklerinin duruluğunda arınıyor. İşçi sınıfının Taksim ısrarıyla '77 1 Mayıs katliamının tarihsel anlamının izini sürmesi gibi, gençlik de, '68 gençliğinin ve '71 devrimci başkaldırısının izini sürüyor. On binlerin katıldığı Denizler anması, tarihe not düşülüyor. Denizler gibi, Mahir ve İbrahimler de kitlesel sahipleniliyor; üç devrimci önderin ismi, gerçek yaşamlarında olduğu gibi devrimci yoldaşlığın mayalandığı siyasal bir kuvvete dönüşüyor.

'60'lı yılların sonlarında yaşanan toplumsal aydınlanmanın kitlesel ve en aydınlanmış bölüğünü oluşturan gençliğin Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ile başlayan örgütlenme serüveni, daha sonra Dev- Genç'le devrimcileşti. '68 gençlik hareketi ve Dev-Genç içerisinde yetişen devrimci gençlik kadroları, düzenden devrimci temelde radikal bir kopuşu içeren '71 atılımını hazırladı. Bu kuşağın en seçkin devrimci önderleri olarak Deniz-Mahir-İbrahimler, devrimci hareketimizin kırk yıla yaklaşan tarihsel yürüyüşünü de başlattılar. Bugün yeni bir gençlik hareketi Denizler'le buluşarak mayalanıyor. Denizler, yalnız tarihsel devrimci bir imge ve ideolojik bir anlam taşımaktan çıkarak, gençliğin yüzünü kitlesel olarak Denizler'e dönmesiyle milyonların bilincini, duygusunu ve eylemini örgütleyen siyasal bir güç haline geliyor. Gençlik yüzünü Denizler'e dönerek arınıyor, aydınlanıyor, toplumsal rolüyle ve kavgayla buluşuyor. Denizler, idealini arayan gençlik kitlelerine yolu gösteriyor.

SGD'li gençlerin 4.sünü düzenlediği Uluslararası Yaz Kampı, her şeyden önce bu tarihsel buluşmaya anlamlı bir çağrıdır. Diğer taraftan SGD'li sosyalist gençler için kamp, şüphesiz ki, kolektivizmin gücünden öğrendikleri, geride kalan yılın mücadele deneyimlerini özümsedikleri ve aynı zamanda birlikte üretmenin hazzını da yaşayarak eğlendikleri bir kürsüdür. Fakat daha önemli olarak örgütlülüklerini pekiştirdikleri, yeni alanlara ve ilişkilere ulaştıkları, gençlik hareketinin sorun ve ihtiyaçları üzerine tartıştıkları, mücadele görevleri inşa ettikleri bir araç olacaktır. Bu nedenle kamp çalışması, sosyalist gençliğin gençlik hareketine siyasal müdahalesinin somut, etkin ve dinamik bir aracıdır. Gençlik yığınları içinde beliren, Denizler'e sempati damarını, yani yüzünü sosyalizme dönmüş arayışı kucaklamanın bir aracı olacaktır, gençlik kampı.

Sosyalist gençler yarattıkları gelenekle, gençlik hareketi içerisinde tuttukları yerle, edindikleri deneyimle kamp çalışmasını da başarıyla yürüteceklerdir. Fakat bu aracı etkin bir şekilde kullanmak, yüzlerce gencin katılımını örgütlemek yalnızca gençliğin sorunu olarak görülemez. Kamp çalışması siyasal bir seferberlik biçiminde yürütülmelidir. İşçi sınıfı ve ezilenlerin öncü partisi bütün güçlerini ve olanaklarını gençlik kampının başarısı için seferber etmelidir. Sosyalist gençlerin kamp çalışmasına güç vermek, yeni bir gençlik hareketine siyasal müdahale kadar, devrimci hareketin ve öncünün kadro sorunlarına müdahalenin de etkin bir aracıdır. Komünist öncü, yüzünü gençliğe dönerek kendi geleceğine de sahip çıkacaktır.

Öncünün militanları kendilerini kampın ev sahibi olarak görmeli, hazırlıklarını bu çalışmanın başarısı yönünde planlamalıdır. Şüphesiz ki öncünün çalışmasının yaygınlığı ve olanakları gençliğe göre daha geniştir. Bu bakımdan başarılı bir pratik deney olarak 2005'de ESP'nin sosyalist gençlerle birlikte örgütlediği “gençlik kurultayları” hatırlanmalıdır. Şimdi bu pratiğin çok daha ileri bir düzeyi, gençlik kampı çalışmasında başarılabilir. Özellikle komünist öncünün çalışma yürüttüğü emekçi semtlerinde genç ilişkilerin kamp çalışmasına katılmasının örgütlenmesi, bu çalışma üzerinden yeni ilişkilere ulaşılması için özel bir çalışma yürütülmelidir. Bunun için gençlik örgütünden bağımsız olarak veya olanak olduğu yerlerde birlikte hazırlık komisyonları kurulmalıdır. Değişik biçimlerde mali ve teknik ihtiyaçların karşılanması için olanaklar yaratılmalıdır. Keza uluslararası katılımın başarısı için de çalışma yürütülmelidir.

Sancılı, uzun ve gerilimli bir sürecin ardından yeni bir gençlik hareketi mayalanıyor. Liselerden üniversitelere, kampüslerden amfilere genç bir bahar rüzgarı esiyor. SGDF'nin gençlik kampı, mayalanan gençlik hareketinin en seçkin neferlerinin buluşmasına da tanıklık edecektir. Gençlik hareketinin gelişen damarını sosyalist aydınlanmanın ışığıyla buluşturmak için, tüm yapıcılar şimdi bir gençlik örgütü gibi çalışmalıdır.

Atılım gazetesinin 222. sayısında yayınlanan köşedir