Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Fırtına çocukları

27-28 Şubat öncesi, Tuzla tersanelerindeki sınıf mücadelesinin yönünü doğru okuyan ve politik müdahalesini grev kararıyla somutlaştıran komünist öncü, aynı başarıyı siyasi-örgütsel mevzilenişte gösterememişti. Marksist Leninist komünist öncü, grevin hemen ardından bunu bir özeleştiri konusu yapmıştı.

16 Haziran tersane havzası grevi, aynı zamanda öncünün pratik özeleştirisi oldu. Grev kararıyla birlikte öncü, hızla organize olarak 16 Haziran havza grevini, bir bölgesel grev ve direniş çizgisinde ilerletme perspektifiyle siyasal ve örgütsel mevzilenişini gerçekleştirdi. Bölgeye anlamlı bir kuvvet yığınağı yaptı. İstanbul’un başka semtleri ve diğer illerde siyasi faaliyetin merkezine 16 Haziran grevini yerleştirerek, grev kararıyla açığa çıkan dayanışma yönelimini eylemli bir çizgide ilerletmeye yoğunlaştı. Siyasi ve örgütsel olanaklarını greve göre yeniden düzenledi.

Artık tek gündem 16 Haziran, her yer Tuzla’ydı...

Yapıcılar, fırtına çocukları gibi daldı Tuzla’ya. Fırtına çocukları, fırtına gibi esti Tuzla havzasında… Kadını erkeğiyle, genci yaşlısıyla her bir yapıcı birer tersane işçisi oldu. Grevi, Tuzla’nın bütün semtlerine taşıdılar. Ev ev, sokak sokak, cadde cadde, dükkan dükkan, kahve kahve Tuzla’nın her yeri, her mekanını grev alanı kıldılar. Ses araçlarından yükselen coşkulu ajitasyonla, Tuzla emekçi halkının bilincine aydınlık, yüreğine ferahlıklık serptiler. Defalarca gözaltına alındılar. Polis, defalarca yapıştırdıkları afişleri yırttı. Onlar yine gitti; yine yapıştırdı. Polis yırttı, onlar yapıştırdı. Polis yırtmaktan bıktı, yapıcılar yapıştırmaktan bıkmadı.

Bu coşkulu ve enerjik çalışmaya, bu kararlılığa, fedakarlığa emekçiler kayıtsız kalmadı. Evlerini, yüreklerini açtı, çağrılarına yanıt verdi. Kimisi grev çağrılarını, afişlerini dükkanlarına astı, kimisi halk toplantılarına katıldı. Semt semt örgütlenen halk toplantıları, grev hazırlığının en önemli kazanımlarından biri oldu ve devrimci sosyalist faaliyet bakımından oldukça anlamlı bir zemin hazırladı.

Grevin örgütleyici gücü, yapıcıların coşku ve kararlılığıyla, emekçiliğiyle birleşti. Grev, Gülsuyu’ndan 1 Mayıs Mahallesi’ne, Okmeydanı’ndan Gazi Mahallesi’ne, İstanbul’dan Ankara’ya, Adana’dan İzmir’e, Manisa’dan Amed’e öncünün militanlarının olduğu her yere taşındı. Dayanışma hareketi, öncünün çabasıyla büyüdü.

Öncünün, tersane havza grevini bölgesel bir grev ve direniş doğrultusunda ilerletme perspektifi ve pratik-siyasal yönelimi, onun ufkuna ışık tutması bakımından oldukça anlamlıdır. Son iki yılını ateş altında yürüyerek yaşayan öncü, aldığı irili ufaklı onca darbeye rağmen politik rotasını ve tarzını koruduğunu bir kez daha gösterdi. Nesnellik adına, aldığı darbelerin, yarattığı tahribat ve açtığı yaraların altında ezilmemiş, sınıf mücadelesini ve kitle hareketini ilerletme, politik mücadele içinde tuttuğu yeri ve ağırlığı büyütme doğrultusunda yürümüştür. Kendini, yine sınıf mücadelesinin yangınları, ağır sorumlulukları içinde gerçekleştirmeye çalışmış ve bunu başarmıştır. Kendi gerçeğine müdahaleyi, içe/kendine dönük kısır tartışmalarla değil, yine bizzat politik mücadelenin arenasına korkusuzca dalarak yapmıştır. Yenilenmenin olanaklarını burada inşa etmeye çalışmış, anahtarlarını burada aramıştır. Sonuçta değeri tartışılamaz bir deneyim biriktirmiş, kendisinde gerçekleştirmeye çalıştığı sıçrama bakımından önemli olanaklar ortaya çıkarmıştır.

16 Haziran grev iradesinin rüzgarını arkalayarak bulunduğu her yerde fırtına gibi esen yapıcılar, bu önemli sınıf mücadelesini kazanmıştır. Birlik Devrimi’ni Gazi Ayaklanması’nın barikat ateşleri, gözaltında kaybetme saldırısına karşı mücadele kampanyasıyla inşa eden yapıcılar, 27-28 Şubat ve 16 Haziran grev mücadeleleriyle de kendini yeniden kurma bakımından oldukça önemli bir zemin hazırladılar. Grevi kazanan fırtına çocuklarının yapacağı çok iş var. Fakat öncelikle, 16 Haziran’la neyi başardığını, ne kazandığını anlamaya ve özümsemeye ihtiyacı var.