Dünyada 1 milyar doların üzerinde servete sahip zenginlerin sayısı her yıl beşer onar artarken, günde 1 doların altında gelirle yaşamak zorunda kalan yoksulların sayısı ise milyon milyon artıyor. ABD’de yayımlanan ekonomi dergisi Forbes’in geleneksel dolar milyarderleri sıralaması, yine bu çarpıcı gerçeğe/çelişkiye işaret etti. Dolar milyarderlerinin sayısı 2006'da yüzde 20 artış göstererek 946'ya ulaştı. Yani, son 20 yıl içinde bu asalakların sayıları neredeyse 10’a katlandı. Sermayeleri ise sadece bir yılda yüzde 35 artarak 3.5 trilyon dolara çıktı.
Dünyanın en büyük yazılım tekeli Microsoft’un kurucusu ve sahibi Bill Gates, bu sene de ilk sırayı kimseye bırakmadı. Gates, 56 milyar dolarlık sermayesi ile 13. kez ipi göğüsledi. Onu 52 milyar dolarlık sermayesiyle, bir kez daha yakın arkadaşı Warren Buffett takip etti. Yine de bu yılın en büyük soygununu Gates ve Buffet'in değil, Meksikalı banka, telekom, tütün ve enerji tekeli sahibi Carlos Slim Helu'nun yaptığı ortaya çıktı. Zira Forbes'e göre; Helu, bir yıl içinde sermayesini 30 milyar dolardan 49 milyar dolara yükseltmiş. Popüler kültürün son icatlarından Harry Potter’ın yaratıcısı yazar J. K. Rawling'in de ilk kez Forbes milyarderler ailesine katıldığını not edelim.
Ülkeler bazında ise ABD bu yıl da 432 dolar milyarderiyle birinci olurken; Almanya’da 55, Rusya’da 53, Hindistan 36, İngiltere 29 dolar milyarderi çıktı. Bu bakımdan 2006’da, 2005’e göre çok fazla bir değişiklik olmadı. Bazı emperyalist sömürücüler yer değiştirdi sadece.
Asıl bombayı ise Türkiye patlattı!
Nitekim Türkiye, dolar milyarderi ülkeler sıralamasında 8'ncilikten 6’ncılığa yükseldi. 25 milyarderle Japonya, Kanada, Çin, Fransa da dahil pek çok ülkeyi geride bıraktı. Listeye Türkiye’den 2006'da 21 kişi, 2005'te 8 kişi, 2004'te ise sadece 4 kişi girmişti.
Listede kimler yok ki! İşçi ve emekçiler çok yakından tanıyor hepsini: Hüsnü Özyeğin, Mehmet Karamehmet, Şevket Sabancı, Erol Sabancı, Şarık Tara, Ahmet Nazif Zorlu, Aydın Doğan, Turgay Ciner, Rahmi Koç, Hasan Çolakoğlu, Ferit Şahenk, Tuncay Özilhan, Bülent Eczacıbaşı, Olgun Zorlu, Murat Ülker, Yalçın Sabancı...
25 kere maşallah! Bir kez daha görüldü ki; Türkiye, “Memleketimizde birçok milyonerin, hatta milyarderin yetişmesine çalışacağız” diyen M. Kemal’in ve bu ifadeyi “Her mahallede bir milyoner yaratacağız” şeklinde sloganlaştıran Adnan Menderes’in izinden emin adımlarla yürüyüşünü sürdürüyor!
Ne büyük onur! Artık zenginler liginde top koşturuyor(uz)lar. Amaaaa!... 'Uz' değil, 'lar tabii'...
Bir avuç işbirlikçi tekelci burjuva devler liginde top koştururken, halklarımız yoksulluk ve IMF borçları sıralamasında Afrika ülkeleriyle yarışıyor çünkü. İşte size sadece bir veri: Türkiye Kamu-Sen’in Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan 2007 Şubat fiyatlarına göre yaptığı Şubat Ayı Asgari Geçim Endeksine göre; dört kişilik bir ailenin asgari geçim sınırı 2 bin 235 YTL'ye yükseldi.
Ama olsun! Nasıl olsa Forbes dergisinin dolar milyarderleri listesine bir tane daha Türk sokar, telafi ederiz bunu!..
Maksimum kâr, maksimum sömürü demektir. Bu yüzden milyarderlerin cennetinde, emekçilere her zaman cehennemi yaşamak düşmektedir. Tıpkı Türkiye'de olduğu gibi: Zenginler altıncı, yoksullar sonuncu!
Zenginlerin köpekleri 24 saat acil hizmet veren veterinerlerde bakım görürken, yoksullar hastane borçlarını ödeyemedikleri için hapse atılır bu ülkede.
Zenginlerin çocukları Amerika'da doğarken, yoksulların çocukları bazen cami avlusunda bırakılır, bazen hastanede rehin kalır.
Zenginlerin kasaları dolarken, işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp edilir, emekçiler kölece çalışma koşulları altında sendikasız ve sigortasız çalıştırılır.
Zenginlerin servetlerinin ihtişamYa Kürtler birleşirse!Ya Kürtler birleşirse!ı havai fişekler gibi göğe saçılırken, IMF politikalarıyla yoksullar temel sosyal haklarından mahrum kalır, toplumun en altına itilir.
Zenginlerin gökdelenleri yükselirken, Dilaralara, Tayfunlara sadece ve sadece derin devletin devlet çukurları kalır.
Hani aynı gemideydik?
Atılım Gazetesi'nin 148. sayısında yayınlanan köşedir