Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası Işık Kutlu Köşesi
 
Dink davasında gizli tanık dinlenemedi- YENİLENDİ
Foto: Dink davasında gizli tanık dinlenemedi- YENİLENDİ

İSTANBUL (08.02.2010)- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilmesine ilişkin 20 sanığın yargılandığı davaya bugün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Davanın 12. duruşmasında yine skandal gelişmeler yaşandı. Bugün dinlenilmesi beklenen gizli tanık "unutuldu".

İstanbul polisi, Hrant Dink davasının görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, istenilen belgeler, 'devlet güvenliğini tehlikeye düşüreceği' gerekçesiyle göndermedi. Polis, ayrıca gizli tanığı da duruşmaya getirmeyi “unuttu”. Mahkeme başkanı Ercan Canak'ın sanıklara 'arkadaş' şeklinde hitap etmesi ve cinayetin azmettiricisi olarak davada yargılanan Erhan Tuncel'in savunmasını yaparken yer yer duruşmayı “yönetmesine” mahkeme heyetinin itirazda bulunmaması dikkatleri çekti.

Ses kaydı ulaşmadı, bilgiler gizliliğe takıldı

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya 5'i tutuklu 20 sanıktan 15'i katıldı. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde mahkemenin Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı olmak üzere çeşitli kurumlardan istediği belgelerin durumu mahkeme heyeti tarafından açıklandı. Yasin Hayal'le ilgili Trabzon Cumhuriyet Savcılığı'ndan istenen ses kaydının henüz mahkemeye ulaşmadığı belirtildi. Yine İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde istenen cinayet öncesi görev yapan personelin, arama kayıtlarının ve kimlik bilgilerinin mahkeme tarafından istenmesine verilen yazılı yanıtta "devletin güvenliği istihbarat birimlerinin zafiyetine sebep olacağı" gerekçesiyle belgelerin gönderilmeyeceği belirtildi.

BBP propagandası

Azmettirici olarak yargılanan emniyet muhbiri Erhan Tuncel söz istedikten sonra, tutuksuz sanıklardan eski BBP Trabzon İl Başkanı Yaşar Cihan'a ve BBP'li Halis Egemen'e “Siz bu cinayeti onaylıyor musunuz” sorusunu yöneltti. Mahkeme Başkanı Canak, Tuncel'in duruşmayı adeta yönlendirmesine müdahale etmedi.

Cihan “Tasvip etmek mümkün değildir. Geçmişte çok acısını çektik" dedi. Tuncel'in "Halis Abi" diye seslendiği Egemen de "BBP olarak insan hayatına kast eden harekletlerin karşısındayız. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz” gibi ifadelerle propaganda yaptı.

Tanıklar yalan ifade verdi

İstanbul Emniyet İstihbarat Raporu'nda Ogün Samats'ın İstanbul'a geldiği gün karşılayanlar arasında bulunduğunu belirttiği Turan Meral, Orhan Özbaş ve Kaan Gerçek duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tanık olarak ifade verdiler. Tanıklardan Turan Meral, daha önce kabul etmesine rağmen tetikçi sanık Ogün Samast'ın elinde bulunan cinayet silahını gördüğünü inkâr etti.

Turan Meral, “18 Ocak günü Orhan Özbaş ve Kaan Gerçek ben ve Mesut arkadaşımız arabayla Bayrampaşa'ya giderek Ada Park'tan Ogün Samats'ı aldık. Orhan Özbaş bize internetten tanıştığı bir arkadaşının istanbul'a geldiğini ve onunla buluşacaklarını söyleyerek benim de gelmemi istedi. Ogün'ü aldıktan sonra Eyüp sahilinde biraz arabayla gezdikten sonra benim de oturduğum Gazi Mahallesine gittik, biraz gezdikten sonra yeniden Ogün'ü Bayrampaşa'ya bıraktık” şeklinde ifade verdi. Mahkeme Başkanı Canak'ın “Ogün size birini öldüreceğini söyledi mi, silah gördünmü” şeklindeki sorularına Meral, “Hayır görmedim” dedi.

Oysa ki Turan Meral daha önceki ifadesinde “Arabada bize birini vuracağını söyledi. Silah gördüm” şeklindeydi. Bunun hatırlatılması üzerine Turan Meral “hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

Tanıklardan Orhan Özbaş ifadesinde, “Ogün Samats bana arabada silahı gösterdi, ayrıca Hrant Dink'in fotoğrafını göstererek bu adamı vuracağım' dedi. Ama biz inanmadık, dalga geçtik. Ogün Samats 19 Ocak'ta beni arayarak, “Kardeş adamı vurdum, ben Trabzon'a dönüyorum” dedi. Ben babama söyledim. Babam 'başın yanar' diyerek kimseye bir şey söylememi tembih etti. Ben de korkmuştum. Akşam Kaana gidip olayı anlattım. Ama korktuğumuz için Emniyete gidemedik. Daha sonra polisler beni aradığını öğrendim ve gidip bildiklerimi anlattım” şeklinde konuştu.

Kaan Gerçek isimli tanık da ifadesinde, “Ogün arabada adam vurmaya geldiğini söyledi. Sahilde arabadan inerken belinde siyah bir şey gördüm. Daha sonra karakolda verdiğim ifadede bunun silah olduğunu belirttim” diye konuştu.

Avukatlar tanıkların tutuklanmalarını istedi

Tanık ifadelerinin ardından söz alan müdafi avukatlarından Ergin Cirmen, mahkeme heyetinden, 3 tanığın da Ogün Samats'ın İstanbul'a Hrant Dink'i vurmaya geldiğini bildikleri bunun için “İşlenmekte olan bir suçu ihbar etmemek suçundan” mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını talep etti. Av. Bahri Belen de, tanıkların yalan beyanda bulunduklarını belirterek, Kaan Gerçek ve Turan Meral'in tutuklanmalarını istedi.

Polis gizli tanığı 'unuttu'

Mahkeme Başkanı Ercan Canak'ın gizli tanığın dinlenmeye başlamasını istemesiyle birlikte tanığın adliyeye getirilmediği ortaya çıktı. Canak, gizli tanığın getirildiğini sandığını belirtirken, tanığın evinde olduğu ve polis tarafından unutulduğu belirtildi. Gizli tanığın neden getirilmediğinin sorulması üzerine ise polisler "Unuttuk" cevabı verdi. Bunun üzerine gizli tanığın mahkemeye getirilmesi için duruşmaya ara verildi.

Duruşmanın 3. oturumunda avukatı gelmediği için kendisinin savunma yapacağını belirten Erhan Tuncel, dava dosyasının 2 klasör ve yaklaşık on bin sayfadan oluştuğu gerekçesiyle zaten bunu hiçbir avukatın iyi bir şekilde incelemeye vakti olmadığını, kendisinin yapacağı savunmanın kabul görmesini istedi.

Duruşmada ikinci skandal

Öte yandan duruşmada ikinci skandal da, tanıkların sanıklarla yan yana oturmasının açığa çıkması oldu. Müdafi avukatlarından Kezban Hatemi tanıklar ifadeleri dinlenirken söz isteyerek, 2. oturuma başlamadan duruşma salonuna giren tanıkların sanıklarla oturduğunu, ancak o kişilerin tanık olduklarını bilmedikleri için müdahalede bulunmadıklarını belirtti. Hatemi, bu kişilerin sanıklarla birlikte oturmasının, konuşmalarının suç olduğunu belirterek mahkeme heyetine suç duyurusunda bulundu.

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı tanıklara 'neden sanıklarla oturdunuz' sorusunu yöneltti ve kendisinin bunu görmediğini savundu. Tanıklar ise bilmediklerini kimsenin müdaha etmediği için sanıkların yanına oturduklarını ifade ettiler. Mahkeme Başkanı'nın ne konuştunuz sorusuna yanıt veren tanık Orhan Özbaş ise “Ogün bana 'ben 3 yıl yattım sen de 5 yıl yatarsın' diyerek takıldı” dedi.

Erhan Tuncel mağdurmuş!

Tuncel'in savunmasında “Bu davada suçlu değil asıl olarak mağduruyum” sözü dikkat çekti. Tuncel şöyle konuştu, “Dink cinayetinin işlenmemesi için ben elimden geleni yaptım. 17-18 kez ihbarda bulundum. Ogünü bildirmedim ama Yasin Hayal'i azmettirici olarak kolluk kuvvetlerine defalarca bildirdim, tüm bilgileri verdim. Bu davanın mağduruyum. Ben devlete hizmet ettim. Ermeni diasporası yardımıyla basın özgürlüğü adına bana linç yapıyorlar.”

Tuncel konuşmasında, Reşat Altay, Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir ve Selim Kutlan'ın da davada dinlenmesini talep ederek, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Dink cinayetiyle ilgili hazırladığı rapora atfen, “Müfettişler bana gelip cezaevinde “Senin ödüllendirilmen gerekir” diyorlar ama raporda beni sorumlu tutmuşlar” dedi.

“Kafes Eylem Planı” Dink cinayeti davasında

Ardından müdahil avukatlar, cinayetin "Kafes" gibi bir eylem planı doğrultusunda işlenip işlenmediğinin araştırılmasını, önlem almayan bütün güvenlik kurumları üyelerinin soruşturulmasını, Dink'in hedef gösterilmesinde rol alanların araştırılmasını, AKBANK kameralarının görüntülerinin nasıl silindiğinin araştırılmasını istedi.

Avukatlar, belgenin birinci sayfasında yer alan "Uygundur. Kadir Paşa koordine etsin" cümlesinin kim tarafından yazıldığının, altındaki parafın kime ait olduğunun saptanmasını, böyle bir talimatı kimin verebileceğinin araştırılmasını da istedi.

Cinayeti önlemeyenler soruşturulsun

Avukatlar, Dink'in yaşamının korunması için önlem almayan, cinayetin yolunu açan, göz yuman bütün güvenlik kurumu mensuplarının soruşturulmasını da istedi. Bu kurumlar, Milli İstihbarat Teşkilatı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Trabzon Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı.

Dink'i hedef gösterenler araştırılsın

Talepler arasında, Hrant Dink'in hedef gösterilmesi sürecinde aktif rol alan, hakkında tek tip dilekçelerle suç duyurusunda bulunulmasını ve dava açılmasını sağlayan, duruşmalara örgütlü bir biçimde gelerek Dink'e ve avukatlarına saldırı eylemini gerçekleştirilmesini örgütleyen kişilerin araştırılması da var.

Delilleri gizleyenler araştırılsın

Bir başka talep de “Dink'in öldürülmesinin ardından, cinayetin gerçek faillerinin gözlerden kaçırılması amacıyla süreci manipüle etmeye çalışanların, delil gizleyen, delilleri tahrif eden, sahte belge düzenleyen şahısların araştırılması.”

Güvenlik kamerası görüntülerini kim sildi?

Avukatlar cinayetin gerçekleştiği bölgedeki AKBANK güvenlik kamerası kayıtlarında, 19 Ocak 2007 sabahına ait görüntülerin kimler tarafından ve nasıl silindiğinin araştırılmasını da istedi.

Dava 10 Mayıs'ta sürecek

Mahkeme, Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender'in, tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı 10 Mayıs 2010 tarihine erteledi. Mahkeme, müdahil avukat Fethiye Çetin'in mahkemeye sunduğu 18 sayfalık ve sekiz maddelik taleplerin değerlendirilmesini soruşturmayı yürüten savcılığa bıraktı.

Akyürek, Zenit ve istihbaratçılar dinlenmiyor

Ancak mahkeme, müdahil avukatlar gibi azmettirici sanık Erhan Tuncel'in dinlenmeleri için talepte bulunduğu başta İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve Muhittin Zenit olmak üzere istihbarat sorumlularının dinlenmesi yönündeki talebi geri çevirdi.

Mahkeme, 19 Ocak 2007 sabahından cinayet sonrasına kadar cinayetin işlendiği mahalde yapılan telefon ve SMS haberleşmesinin tam listesinin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) yeniden istenmesini talep etti.