İSTANBUL (18.11.2009)- Ev eksenli çalışan kadınlar 14 yıldır yürüttükleri çalışmalarını sendika ile taçlandırdı. Hem ev içi emekleri var, hem de ev eksenli işçilik emekleri. Kadınlar “Bizi bizden daha iyi ifade eden kimse olamaz” dediler, kendi sendikalarını kurdular.
Ev eksenli çalışan kadınlar iddialı ve büyük bir adım attı. Örgütlenme çalışmalarını sendikal güce dönüştürdü. Sendika için yıllarca emek veren kadınlar, artık haklarını sendika ile arayacak. Yol uzun, iş çok. Ancak onlar “Bacı, kardeş değiliz. Biz koca bir aileyiz” diyor.
Dayanışma ve örgütlülük güveniyle gülümsüyorlar. “Sendikamızı kadınlar kurdu, ama ev eksenli çalışan herkes üye olabilir” diyen kadınlar, tüm emekçileri birlikte hareket etmeye çağırıyorlar. Kadınların sendikasında ücretli kimse çalışmayacak. Başkan ya da başkan yardımcısı maaşlı olmayacak. Uzmanlarla işbirliği yapılacak, ama uzmanlar sendikayı yönetmeyecek.
Önce İş Yasası sonra güvence
Sendika kurucusu kadınlar amaçlarını ve görünmeyen emeklerini gazetemize anlattılar.
Gülsüm Coşkun (İstanbul): Ev eksenli çalışma grubu, 1994'ten bu yana süren bir çalışma. Motor parçasından gıdaya, boncuk işlemeden tımbırlentlerin işlenmesine, marketlere ev mantısına kadar çeşitleniyor yaptığımız işler. Biz bu işleri bir günde yapıyoruz, tek bir iş koluna giremiyoruz. Bunun için bağımsız bir sendika olmamız gerekiyor. Almanya'da ev eksenli çalışmalarla ilgili özel mevzuat var. Bizim amacımız da özel mevzuatın yapılmasını sağlamak. Öncelikli olarak sendika yasalarının değişikliği için uğraşmamız gerekiyor. Sonra sosyal güvenceye nasıl ulaşabiliriz, bunun yollarını zorlayacağız. Bir yıldır yasalarda değişiklik için görüşmeler yapıyoruz. Bir yandan da yerellerde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Emel Sefa (Aydın): Kendimi işçi olarak bilmiyordum. Çocukluğumdan beri, evde örgü örüyorum, dikiş dikiyorum, el sanatları yapıyorum. Ev Eksenli Çalışma Grubu'na katıldıktan sonra işçi olduğumu fark ettim. Haklarımızı arama adına mücadele yürütüyorum.
En yakınımız bile kabul etmiyordu
Durdu Çetiner (Muğla): 1989 yılından beri evde çalışıyorum. 2004'de Ev Eksenli Çalışanlar Grubu'yla tanıştım. Türkiye Homenet'in bir üyesiyim. Sendikalıyız, tek amacımız sosyal güvence elde edebilmek. En yakınımız eşimiz, annemiz, babamız, kardeşlerimiz bile çalışan biri olduğumuzu kabul etmiyor. Evdesin, yorulacak ne iş yaptın diyorlar. Ama sabahtan akşama kadar makine başında nakış yapıyorum. Gece gündüz çalışırız. Atölye çalışmalarına gelen arkadaşlarımız annesi ve kocası tarafından dövüldü. Birisi bıçaklandı. Kendimizi ispatlamaya çalışıyoruz. Sendikamızı kurduk. Üye yapma toplantılarımız başladı. Büyüyerek yola devam etmek istiyoruz.
Gönül Murat (Samandağ): Yıllardır ev eksenli çalışıyorum ama hiç güvencem olmadığı için sıkıntı yaşıyorum. 30 yıldır ev işi yapıyorum, şimdi hakkımızı arıyoruz. Şöyle ifade edeyim; bu toplantıya katılıp dönen arkadaşlarımız Samandağ'a gidince iki günde 20 üye başvurusu almışlar.
Görünmeyen emek
Hatice Güçlü (Ankara): Yıllardır dışarıya erişte, bazlama siparişi ya da fason olarak bir çok iş yaptık. Yaptığımız emek görülmüyor. Evde oturursanız çalışmıyorsunuz diyorlar. Bir araya gelmemizin sebebi, sosyal güvencemiz olsun istiyoruz. Sosyal haklarımızı elde etmek için bir araya geldik.
Fatma Ağaçkanlı (Urfa): Yaptığımız işlerle eve katkıda bulunuyoruz. Ama görünürlüğümüz yok. Kendimizi kanıtlamak amacıyla buradayız.
Senem Özdemir (Ankara): Yaptığım işin ne olduğunu bilmiyordum sadece bütçeme katkım var diye biliyordum. Şimdi işime, emeğime sahip çıkıyorum.