Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Tekstil-Sen: İnsanca yaşam için birleşik mücadele

İSTANBUL (03.07.2009)- Tekstil-Sen Genel Merkezi bugün yaptığı yazılı açıklamada, asgari ücrete yapılan günlük 60 kuruşluk sefalet zammını protesto etti. Öncü işçiler, kapitalizmin krizine karşı, “grev, işgal ve direniş” şiarıyla birleşik mücadele çağrısı yaptı.

Tekstil-Sen Genel Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi.

İnsanca Yaşanacak Ücret için Birleşik Mücadeleye

Yeni asgari ücret açıklandı. Brüt 693, net ise 546,48 TL’ye çıktı. Aylık 19 TL, günlük 60 kuruş gibi komik bir zam, tabi adına zam denirse.

Bu zam patronların krizi fırsata çevirmek için sendikalı, sendikasız yüz binlerce işçiyi kapı önüne koyduğu, bırakalım sosyal hakları, en temel geçim aracı olan aylık ücretlerini bile aylarca vermediği, mevcut ücretleri bile düşürdükleri, SSK’sız, ya da primleri düzenli ödenmediği üstelik işyerinde baskı ve hakaretin gittikçe yaygınlaştığı, fabrikaların köle kamplarına döndüğü koşullarda yapıldı.

Bu zam, 12 milyon çalışanın kayıt dışı olduğu kadın ve çocuk işçilerin asgari ücretin altında çalıştırıldığı, yoksulluk sınırının 2500 TL’yi bulduğu koşularda yapıldı.

Bu zam AKP hükümetinin açıklandığı, 7. teşvik paketiyle sermayedarlara yapılan kıyağın, bölge, sektör ve projeye kadar genişletildiği milyonlarca işsizin yararlanamadığı, işsizlik fonunun patronlara peşkeş çekildiği koşullarda yapıldı.

Bu zam, 7. teşvik paketiyle, özel istihdam büroları kurularak, işçi kiralanmasının, esnek istihdamın işçi üzerindeki sömürüyü daha da katmerleştirdiği koşullarda yapıldı.

Sormak gerekiyor, işbirlikçi AKP’yi ve patronları bu kadar rahat davranmaya, işçilerle alay etmeye, iten nedenler nelerdir.

Tabi ki işçi sınıfının örgütsüz, dağınık ve sendikasız oluşudur. Başında 169 bin Euro’luk mersedese binen işbirlikçi ihanetçi sendikacının bulunduğu konfederasyonlarca yönetilmesidir.

Sermayenin krizi karşısında, sınıfı sokağa değil, pazara çağıran, burjuva sendikacılık anlayışıdır ve gereğince hesap sorulamayışıdır.

İnsanca yaşanacak ücret talebi, işçi ve emekçilerin diğer ekonomik, sosyal ve siyasal taleplerinden ayrı değildir, bütünlüklü bir mücadeleyle kazanılacak haklardır.

Bugün işçi sınıfının öncülerine düşen görev, kapitalizmin krizine karşı, grev, işgal ve direniş hattından yürüyerek işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesiyle süreci kazanıma çevirmektir. Sınıftan ve emekten yana sendikacılar, partiler, DKÖ’ler, devrimciler geleceği kazanmak için kavgayı ortaklaştırmalıdır.