İSTANBUL(10.12.2008)- Marksist Leninist Komünist Parti Enternasyonal Bürosu dün yazılı bir açıklama yaparak, katliamcı Yunan devleti işçi ve emekçilere hesap verecek dedi.
Elimize e-mail yoluyla ulaşan MLKP Enternasyonal Büro'nun 39. açıklamasının tamamını yayınlıyoruz.
Kardeş Yunan halkı, Yunan polisi eliyle gerçeklesen cinayete karşı ülkeyi direnişle sarsıyor. Yunan halkının direnişi, tüm dünya işçi ve emekçileri adına emperyalist kapitalizmin katliamcı saldırılarına verilen bir yanıt olarak, katliamdan duyduğumuz acı ve öfkeyi kurşun gibi katliamcıların üzerine boşaltıyor.
Yunan devleti, 6 Aralık günü, Aleksis Grigoropulos isimli 16 yaşındaki bir genci polis kurşunuyla katletti. Aleksis'in katledilmesi karşısında, merkezinde Atina olmak üzere tüm ülkede işçiler, emekçiler, öğrenciler ayağa kalktı. Tıpkı 1985'te yaşanan son polis katliamı karşısında olduğu gibi, bir kez daha araçlar ateşe verildi, devlet binaları yakıldı, yollar kesildi, üniversiteler işgal edildi. Yunan halkının Aleksis'i eylemli sahiplenişi, okulların dahi kapanmasına neden oldu. Yunan devleti ise, polis cinayeti yetmiyormuş gibi, işçi ve emekçilerin bu haklı öfkesini de olağanüstü hal ilanıyla bastırma arayışında.
Yunanistan örneği bir kez daha gösteriyor ki, ikiyüzlü burjuva devletler, işçi ve emekçilerin direnişini, kör şiddet, terör gibi sıfatlarla niteleyip gözaltı ve tutuklamalarla yanıtlarken, kendisine yönelen her türlü tehdidi dizginsiz şiddetle yanıtlıyor. Bu sadece savaş bölgelerinde ve faşist diktatörlüklerde değil, "demokrasi beşiği" olmakla övünen, dahası Irak'tan Afganistan'a demokrasi ihraç etme adı altında işgalci saldırılara ortak olan Avrupa devletlerinde de böyledir. İngiltere'de polisin "şüpheli" bulduğu kişilere kurşun sıkarak katletmesi, İtalya'da Carlo Guilliani'nin Cenova'daki gösterilerde katledilmesi, Almanya'da gözaltında Afrikalı bir göçmeni katleden polislerin, Yunanistan'da Aleksis'in katledildiği günlerde tahliye edilmesi, bunun en açık kanıtlarıdır. Emperyalist Avrupa ülkelerinde devlet terörü, siyasal gericilik ve baskılar git gide tırmanmaktadır. Kapitalist dünyanın içine düştüğü derin ekonomik kriz, daha fazla siyasal gericilik, işçi ve emekçiler üzerinde daha dizginsiz zor anlamına gelecektir.
Ülkemizde de polis cinayetleri, 2007 yılı Haziran ayında Polis Yetki ve Salahiyetleri Yasası'ndaki değişikliklerle yeniden yasal bir zemin kazanmış, ardından onlarca insan polis kurşununa kurban gitmiştir. Polis cinayetlerine karşı ailelerin, demokratik ve devrimci örgütlenmelerin mücadelesi büyümektedir. Aynı günlerde Aleksis Grigoropulos'un katledilmesine karşı, komşu ülke Yunanistan halkının verdiği tepki, işçi sınıfımız ve emekçi halklarımıza da ilham vermektedir.
MLKP olarak, Yunanistan'da gerçekleşen polis katliamını lanetliyoruz. Yunan burjuva devletinin bu kirli katliamına karşı öfkesini yangına dönüştüren Yunan halkının direnişini selamlıyoruz. Tüm dünyadaki ilerici, devrimci ve komünist güçleri, Yunan halkıyla dayanışma göstermeye çağırıyoruz.
Katliamcı Yunan devleti işçi ve emekçilere hesap verecek!
Aleksis Grigoropulos ölümsüzdür!