Joseph Stiglitz*
Küreselleşen dünyada yalnızca iyi şeylerin değil aynı zamanda kötü şeylerin de sınır ötesi etkilerinin olması hiç de şaşırtıcı olmasa gerek. Şimdi Amerika kendi altüst oluşunu tüm dünyaya ihraç etmiş durumda.
Küresel finansal kriz küresel bir çözüm gerektiriyor. Koordinasyonsuz makro-ekonomik politikalar örneğin Avrupa'nın sorunlarını büyütüyor. Avrupa Merkez Bankası, piyasalarda düşüş tehlikesine odaklanarak enflasyon riskini göz önüne alıp bu yılın başlarında Amerika'nın da yaptığı gibi düşük faiz oranlarını reddettiğinde, alınan sonuç daha güçlü bir euro olmuştu. Ancak bu müdahale ABD'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) oranlarında kısa sürelik bir düzelme yaratsa da yine de Avrupa'nın kendi altüst oluşuna neden oldu. Şimdi Avrupa piyasalarındaki düşüş Amerika'yı etkiliyor; Avrupa'nın zayıflığı Amerika'nın zayıflığını tetikliyor.
Aynı durum düzenleme konusuna gelindiğinde de görülüyor. Uzun zamandır, düzensizliğin (deregülasyonun) yenilikleri beslediği yönündeki mitle uyumlu olarak kaynaklara doğru bir akım vardı. Ancak tam tersine, yenilikler iyi bir bilgi aktarımı ve sağlam-anlamlı bir finansal sistem kurulduğunda daha çok oranda sağlanabiliyordu.
Finansal pazarlardan bir sonuç elde etmenin yollarından biri olması bekleniyor- daha iyi bir risk yönetimi ve metaların dolaşımı ve dağıtımının daha iyi sağlanması ile birlikte daha stabil ve refah bir ekonominin kurulması. Ancak tüm bunların ötesinde finansal pazarlar kendi yarattıkları riskleri bile yönetmeyi beceremediler. Bu pazarlar, Amerikan ailelerinin kısa süreli yatırım araçları üzerindeki riski yönetmeyi başaramadı ve şimdi milyonlarca kişi evlerini kaybediyor. Dahası, milyarlarca dolar yanlış yönlendirilmiş durumda.
İnsan sorunu
Bu hataların sonuçları trilyonlarca dolara dönüşecek, yalnızca kurtarma paketlerinde harcanan para değil aynı zamanda küresel ekonomik gelişme potansiyelindeki ve gerçek performans değerlerindeki daralma nedeniyle de trilyonlarca dolarlık sonuçlar ortaya çıkacak.
Bunun ötesinde, elbette bir de insanlık sorunu var; yaşama dair tüm hayalleri yıkılan, evlerini, işlerini ve hayatlarını garanti altına almak için kurdukları herşey ellerinden alınan aileler var. Küresel finansal kurtuluşu sınırları kolaylıkca aşma noktasında hareket kabileyeti olan finansal ürünlerle sağlayacaksak, bu ürünlerin güvende olmasını ve bu ürünleri üreten finansal kurumlarında ürünlerinin arkasında durmasını garantilemeliyiz.
Finansal pazar düzenleyicileri, ulusal ve uluslararası düzeyde yanıldılar. Büyük ölçüde, banka düzenlenmesinin yeni çerçevesini oluşturan Temel 2, kendi iç düzenlenme kurallarına sahipti ve kendi içinde çelişkili bir yapı kurmuştu. Bankalar kendi risklerini yönetebilme kapasitesinde olmadıklarını gösterdiler. Ancak bunu başarabilmiş olsalar dahi, daha temel ve sistemin kendisine dayalı bir risk vardı.
Mevcut küresel finansal mimari hiç de iyi kurulmuş değil. Ancak bunun da ötesinde bu yapı adaletsiz bir yapı, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde. 'Made in Amerika' etiketini taşıyan küresel krizin hiç suçu olmayan kurbanları da olacak. Herşeyi doğru yapan ülkeler dahi -kendi ekonomilerini daha düzenli işleten ve ABD'den daha iyi makro ekonomik planlara sahip olan ülkeler dahi- Amerika'nın hatalarının bedellerini ödeyecek. Daha kötüsü, ABD ve Avrupa tam tersi uygulamalar yaparken, IMF bu ülkelerdenn konjonktür yanlısı politikalar (ülke ekonomisi resesyona girdiği zaman faiz oranlarının ve vergilerin yükseltilmesi, harcamaların kısıtlanması politikaları gibi) talep etmekte. Sonuç, fasit bir daireye dönüşen kapital kaçışı oluyor.
Hatalı yönetim yapısı
Gelişmekte olan ülkelerin IMF'nin de kapasitesini aşan ölçekte paraya ihtiyaç duyduğuna dair deliller çok fazla. Likit fon kaynakları Asya ve Ortadoğu'da. Ancak onlar zorla kazanılmış bu paraları, şu anda dünyayı bir krize, bir çöplük olmaya doğru sürükleyen düzensizlik politikaları doğrultusunda, küresel bir dengesizlik yaratan asimetrik politikalar doğrultusunda ve aynı zamanda yönetimi gayet hatalı olan politikalar doğrultusunda neden kullanmak istesinler?
Gelişmekte olan ülkelere yardım etmek için yönetim biçimi bugünün gerçekleşlerini yansıtan bir finansal araç yaratmak durumundayız. Daha ileri gidersek, bu yeni araç IMF'nin yapısında da derin reformlar gerçekleştirmeli. Böylesi bir araç çok hızlı biçimde oluşturulmalı ancak ekonomi bakanlıklarından ve merkez bankalarından uzmanlar bu kurumdan hemen para ödünç almaya başlarsa, onun da uzun ömürlü bir çözüm olmayacağı açıktır.
Gerekli pek çok reform daha var. Dolar tabanlı küresel rezerv hali hazırda çok yıpranmış durumda -doların iyi bir değer taşıyıcısı olmadığı ispatlandı. Ancak bir dolar-euro sistemine ya da dolar-euro-yen sistemine geçme daha da dengesiz bir durum yaratabilir. Küresel bir finansal sistem için öncelikle küresel bir rezerv sistemine ihtiyacımız var. Keynes bir önceki büyük düşüş döneminde bunun hakkında yazmıştı ve biz bugün daha da kapsamlı önlemlere ihtiyaç duyuyoruz. Keynes IMF'nin yeni bir küresel para birimi yaratacağını umut ediyordu. Keynes buna Bankor adını vermişti, ki IMF'nin (Özel açıklık hakkı) benzeri bir şeydi. Bu, tam da zamanı gelmiş bir uygulamadır.
50 ayrı ülkenin finansal sistemi ayrı ayrı işledikçe Amerika'nın sorunun çözülmesi düşünülemez dahi. Hepsinin ayrı ayrı bir rolü var ancak şimdi merkezi bir hükümet çok hayati. Küresel bir finansal sistemimiz var, ancak onun yönetimini tek tek ülkelere bırakıyoruz. Bu sistem çok basit biçimde işlemez bir sistemdir.
Finansal pazarların mükemmel dengesini, ekonomilerin mükemmel dengesini hiçbir zaman sağlayamayacağız. Pazarlar kendi kendilerini onarma/düzeltme yeteneğine sahip değil. Ancak yine de daha iyisini yapabiliriz. Umarım ki, Washington'daki zirvede Avrupa ve Asya ülkelerinin liderlerinden, eğer stabil ve refah içinde geçecek olan bir 21. yüzyıl istiyorsak, küresel finansal mimariyi buna uygun biçimde oluşturma perpektifi çıkar.
*Joseph E. Stiglitz, 2001 yılında pazarlar ve bilgi sistemleri arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaları nedeni ile ekonomi alanında Nobel Ödülü'nü kazandı. Stiglitz, New Yorker gazetesi köşe yazarıdır. 12 Kasım tarihli makale, http://www.zcommunications.org/znet/viewArticle/19658 adresinden alıntılanarak çevrilmiştir.