Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Çocuk oyunu/ Finansal krizin kökeni -William Blum

William Blum*

“Finansal kriz” olarak tanımlanan tüm bu olaylar neden başımıza geliyor? Birleşik Devletler kurulduğundan bu yana böylesi krizleri periyodik olarak neden yaşıyoruz? Krizleri yaratan hangi değişiklikler ya da krizlerin meydana gelmesi için neler oluyor? İnsanların ihtiyacı olanların ne olduğunu unutuyor muyuz? Fabrikalar kapandı mı? Araçlarımızı mı yitirdik? Planlarımız yok mu? Fabrikalarda ya da ofislerde çalışacak insan mı kalmadı? İnsanların mutlu bir yaşam için gereksinim duyduğu hani o çok önem verdiğimiz hizmetlere artık ihtiyacımız yok mu? Diğer bir deyişle, reel dünyada krizlere neden olan hangi değişiklikler gerçekleşti? Hiçbir şey. Bu kriz genel olarak, finans kapitalin sanal dünyasında gerçekleşen değişikliklerden kaynaklanmaktadır.

Tüm bu yetişkin adamlar şimdi çocuk oyunu oynuyorlar. Finansal girdilerin, belgelerin ve finansman paketlerinin tasnifi ile oluşturulan hedge fonları, türevleri, ikincil borç emirleri, kredi mübadeleleri, yapılandırılmış yatırım araçları, riskli mortage kredileri ve daha düzinelerce egzotik isimli finansal araç. Hiçbir gerçek ya da içsel değeri olmayan tüm bu ticari kağıt parçaları hiçbir standart/ilke olmadan kimileri tarafından desteklenip duruyor. Daha sonra bu kağıtlar ya kendi aralarında el değiştiriyor ya da halka açılıyor. Mortage kredileri parçalara bölünüyor, üzerlerinde kumar oynanıyor, krediler tekellerin ellerinde toplanıyor ve piramidin en tepesinde en yüksek fiyatlara satılıyor. Vahşi batının kovboyları kağıtları alıp satarak milyoner oluyor. Pek çok Amerikalının tüm yıl boyunca kazandığından daha fazlasını Noel hediyesi olarak alıyor/harcıyorlar. Tüm bunlar çokça manidar değil mi?

Ve tüm bu alış/satışlar, alıcının/satıcının kendi parası ile değil, fonlarla gerçekleştiriliyor; onlar bunu ‘dolaylı satış/alış’ olarak adlandırıyorlar. Bu kağıtlar zaman zaman metaları temsil ediyor, ancak gerçek metalar hiçbir zaman görülmüyor ya da belki kimi zaman ortada meta bile olmuyor. Eğer satıcı, alıcının fonlarını talep ederse ya da alıcı malı görmek istiyorsa tüm etkileşim bir anda duracaktır. Fiyat yükselmesi beklentisi içinde satış yapıyorlar, fiyatlar düştüğünde alış yapıyorlar; ‘nakde short’ denilen spekülatif satışlarla, sattıkları şeye sahip olmadan satış yaparak ilerliyorlar. Daha ‘gizemli’ kağıtlar alıp satarak daha çok risk alıyorlar. Bu tam olarak, Las Vegas işi, kumarhane kapitalizmi.

Bu kağıt parçaları onları alan ya da satan hiç kimsenin tam olarak anlamayacağı kadar kompleks de olabilir; alıcılar kağıtlarını daha yüksek bir fiyata başka birine sattıkları sürece sorun yok, gerçekte değeri olmayan bu kağıtların belli bir fiyatları olduğu sürece kimin neyi bilip bilmediğinin bir önemi yok. Hükümetin kafası monopol oyununu düzenlemeye çalıştığında bile karışabilir, çünkü bu kağıtlar spekülasyonları, manipülasyonları ve sahtekarlıkları içeren bir potpuri. Ve tüm bu işlemler hiç de şeffaf olmayan süreçlerle yürütülüyor. Finans milyarderi Warren Buffet’ın bir keresinde bu kağıtları “kitle ekonomik imha silahları” olarak tanımladığını unutmayalım.

Finans sektörünün çocukları bu oyunu yıllardır oynuyor, ve bu nedenle sürecin her bir aşamasında aldıkları riskleri karşılayacak yatırımlara, sigortalara sahipler, kendilerini yeniden yeniden garantiye alıyorlar ve oyunun risklerine karşı durmaya çalışıyorlar ve her işlemle, her seviyede, kimileri komisyonlarını alıyor. Oyuncuların ve onların kağıtlarının değeri üzerine spekülasyon yaratan, onların kredilerini belirleyen ve bunlara onay verilmesini sağlayan, yatırımcıların güvendiği diğer firmalar da bu oyunun bir parçası. Ve biz yeni öğreniyoruz ki, bu reyting firmalarının kimileri güvenilir olmamalarının yanı sıra legal bile değil.

Başkan Roosevelt, 1930'larda aynı oyuncularla mücadele etti ve onları ‘bankster‘ olarak adlandırdı.

Tüm bunlar dini yapılar gibi inşa edilmiş salt inanca dayanan kurgular; birşeyin üzerinde yazan numaralar ve sözcüklerle değerli olduğu, ticareti yapıldığı, reyting unsuru olduğu, garanti altına alındığı ve yalnızca birileri onu alıp sattığı için değerli olduğu fikrinden kaynaklanan bir inanç. Tüm bu kağıttan kuleleri inşa eden aynı pazar psikolojisi, aynı sürü psikolojisi onun çöküşüne de neden olabilir. Ancak tüm Amerika türbülansa doğru ilerlerken monopol oyuncuları kendi kazançlarını korumayı bilirler, milyonlarca dolarlık koruma paraşütleri ile uçaktan atlayabilirler.

İnsan topluluklarını yönetmek için gerekli olan sistem bu mudur?

Ve hükümet tüm bu sorumsuz spekülatörleri, oyuncuları ve onların sistemini anlamsızlığından kurtarma mücadelesinde. Bizim paramızla, finansal oyunların devamını sağlamanın yollarını arıyorlar; bu Evrenin Efendilerinin Alice Harikalar Diyarında oluşturdukları kuralları düzenlemeden, yeniden yapılandırmadan, hiçbir öngörü, şeffaflık getirmeden çürümüş düzenlerinin dar çıkarları için geriye kalan herkesin mahvolmasını göze alıyorlar.

Kapitalizm; en kötü amaçlarla, en kötücül insanların bir biçimde en iyi malları üretmesinin teorisidir.

Belki kimi teselli ikramiyeleri olabilir. Liberaller ve neoconlar, tüm sosyal güvenlik programlarının özelleştirilmesi ile elde ettikleri ‘yağ’ları satmak konusunda zorlanacaklar. Toplum refahı konusu daha ciddi biçimde ele alınacak belki. Ve belki pazarın kendi kendini iyileştirebileceği üzerine basmakalıp lafları daha az duyacağız. Ulusal sağlık sigortası fikrinin yeniden ortaya atıldığını bile görebiliriz belki.

Liberaller ve neo-conlar yaralılar ve savunmadalar. Ayn Rand'ın resminin her daim asılı olduğu Cato Enstitüsü‘nden bir yetkili ile Washington Post'un yaptığı bir röportajda şu cümleler ağızdan dökülüyordu: “Çok fazla düzenleme bizi bulunduğumuz noktaya getirdi”, “şu an çok hissettiğimiz şey medyanın pompaladığı anlatının, krizin serbest piyasanın krizi, kapitalizmin krizi, düzensizliğin krizi olduğu yönündeki söylemlerin yarattığı kafa karışıklığı. Aslında bu kriz, sübvansiyonların ve müdahalelerin sonucudur”, “Kayıpsız bir kapitalizm, cehennemsiz bir dine benzer.”

Ve şimdi yalnızca şunu düşünün: Küba elli yıldır böylesi bir ekonomik sistem kurmak istemediği, bu ekonomik sistemin cehennemine girmek istemediği için cezalandırılıyor.

*William Blum, 'Umudu Öldürmek: İkinci Dünya Savaşından Bu yana ABD Ordusu ve CIA saldırıları', 'Dünyanın tek süper gücü ve Batı Bloğu Muhalifi: Bir Soğuk Savaş Anısı' kitaplarının yazarıdır. Makaleyi http://www.counterpunch.org/blum10022008.html adresinden alıntılayarak çevirdik.