Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Emekçi kadınlar paylaşıyor, üretiyor

DÜZCE (22.08.2008)- Emekçi Kadınlar Derneği’nin 'Paylaşıyoruz, Üretiyoruz Kadın Kampı' 18 Ağustos’ta başladı. Kampta 100'ü aşkın kadın bir araya geldi. Kadınlar, kampta demokratik kadın mücadelesini büyütmenin yollarını tartışıyor, kadın dayanışmasının tadına varıyor.

Dolu dolu bir emekçi kadın kampı

Düzce’nin Akçakoca beldesinde düzenlenen kampın açılış konuşmasını yapan İstanbul EKD Başkanı Çiçek Otlu, EKB’den EKD’ye, 15 yıldır emekçi kadınlarla birlikte örgütlenmenin sevincini, iradesini yaşadıklarını ifade etti. Otlu, “Kampımız daha güçlü bir kadın hareketi yaratmanın, daha güçlü örgütlülükler kurmanın amacıyla toplandı” dedi ve ekledi: “Bizim için bir emekçi kadının özgürleşmesinden daha önemli bir şey yoktur.”

Kadınlar, kampta baş başa verip 'Kadının özgürleşmesi, kadının önderleşme sorunları', 'Cinsel politika', 'Kadın ve toplumsal devrim' gibi konuları masaya yatırıyor. Tartışmalar kavramlar esas alınarak yürütülüyor. Kadınlar, ayrıca dans, koro ve horon atölyeleri kurarak kampın kapanış etkinliklerine hazırlanıyor. Emekçi kadınlar, akşamları ise sinema atölyesinin gösterimlerini yaptığı filmleri izliyor.

Özgürleşmek için duvarlara hücum

Özgürleşme ve önderleşme sorunları konulu tartışmada, kadınların en temel sorununun sosyalist de olsa sınırları ve duvarları olduğu fikrinde ortaklaşıldı. Bu duvarlar aile, çocuk, çevre sınırları, değişmeyi istememek, özgüven sorunu olarak sıraladı. Bir emekçi kadın, duvarlara ilişkin çok çarpıcı bir benzetme yaptı, kendini kaplumbağaya benzettiğini söyledi, herhangi bir sorunla karşılaştığında kaplumbağa gibi kafasını kabuğunun içine çektiğini ifade etti.

Önderleşme tartışmasında ise en fazla kullanılan kelimeler sınırlarını yıkmak, mutluluk ve kendini değiştirmek oldu. Bu kavramların anlamlarının tartışılmasından sonra özellikle kadının tarihsel yenilgisinin nerelerden başladığı, bu tarihsel yenilginin yaşam içerisinde hangi alanlarda oluştuğu kaydedildi. Bu tarihsel yenilgiyi değiştiren, devrim sürecinde önderleşen kadın önderlerin hayatlarından örnekler verildi.

Töre, şiddet, kırmızı kurdela...

'Cinsel politika' tartışmalarında atölyelerin ortaklaştığı kavramlar; mutluluk, gülmek, şarkı söylemek, aşk, paylaşım uyum sevgi oldu. Emekçi kadınlar bu konuda ayrıca tecavüz, şiddet, savaş, töre, namus cinayetleri, gerdek gecesi, kırmızı kurdela gibi kavramları anımsadı. Bu kavramlar, kadınların uğradıkları baskının somut örnekleri.

Kadın ve Toplumsal Devrim oturumunda ise sorun “Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz” şiarı ekseninde ele aldı. Bu oturumun anahtar kelimelerinden ilgi çekenler ise şunlar oldu; alt üst oluş, mutluluk, özgürlük, eşitlik, insanca yaşam, özgür kadın, gemileri yakmak… Kavram çeşitliliğinin dikkat çektiği oturum, “Kadının kurtuluşu insanlığın kurtuluşudur” vurgusuyla son buldu.

'Kadın ve Toplumsal devrim' oturumunda kadınların devrim mücadelesindeki tarihsel rollerine dikkat çekildi. 1789 Fransız Devrimi’nde kadınların barikatların ateşleyicisi olduğu, barikatları en son terk ettikleri hatırlatıldı. Fransız devriminin, kadın önderler de ortaya çıkardığına vurgu yapıldı. Fransa burjuva devrimi ile hız kazanan kadının özgürleşmesi mücadelesinin, daha sonra işçi ve burjuva kadınlar tarafından birlikte yürütüldüğü ifade edildi. Sınıfsal farklılığın zamanla kadının özgürleşme mücadelesine bakışta farklılıklar yarattığı dile getirildi.