Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Halkın İddianamesi karanlığı aydınlatıyor

İSTANBUL / ADANA/ ANKARA/ İZMİR/ ANTAKYA (16.08.2008)- Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP), 12 Eylül'e kadar her Cumartesi saat 11.00'de (C-11) sürdüreceği adalet arayışının ikinci haftasında aydın cinayetleri, gözaltında kayıplar ve hapishane katliamlarına ilişkin Halkın İddianamesi'ni açıkladı.

İstanbul'da Galatasaray Meydanı'nda eylem yapan ESP'liler, “Bütün tuğlaları çekelim, kontrgerilla duvarlarını yıkalım. Adalet istiyoruz” yazılı pankart açtı. Eylemde açıklamayı ESP Sözcüsü Ersin Sedefoğlu okudu. Aydın cinayetlerinin, gözaltında kayıpların, hapishane katliamlarının hesabını sormak için toplandıklarını belirten Sedefoğlu, “Sabahattin Ali’den Vedat Aydın’a, Musa Anter’den Hrant Dink’e aydın cinayetlerinin sorumlularının açığa çıkarılmasını, cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

Geçmişte yaşanan aydın cinayetleri arkasından “Bu kurşun Türkiye’ye”, “Lanetliyoruz”, “Failleri en kısa zamanda bulunacak” gibi açıklamalar yapıldığını hatırlatan Sedefoğlu, “Sonra bu cinayetler ya unutulur ya da birkaç tetikçi bulunarak dosya kapatılır. Bugün artık biliyoruz ki, tüm aydın cinayetlerinde oklar devlete, kontrgerilla aygıtına çıkmaktadır” diye konuştu. Hapishane katliamlarına da dikkat çeken Sedefoğlu, “Bu halkın en yiğit kız ve oğullarının dört duvar arasında katledilmesini unutmadık” şeklinde konuştu. Sedefoğlu açıklamanın ardından, aydın cinayetlerine, devrimci, demokrat ve yurtseverlere yönelik kontrgerilla suçlarının dökümünün yer aldığı 13 sayfalık Halkın İddianamesi'ni açıkladı. Sedefoğlu “Toplum vicdanı, faillerin yargılanmasından sonra rahatlayacaktır” şeklinde konuştu.

Eylemde sık sık “Türk, Kürt, Ermeni. Yaşasın halkların kardeşliği”, “Kahrolsun MGK, MİT, JİTEM, kontrgerilla”, “Susurluk'tan Erenekon'a adalet istiyoruz” ve “Kontrgerilla dağıtılsın” sloganları atıldı.

Bir bebekten katil yaratan karanlık

Adana ESP'liler Cumartesi eylemlerinin ikincisi için bugün İnönü Parkı'nda basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. “Bir bebekten katil yaratan karanlık Ergenekon. Hesap soracağız” yazılı pankart açılan eylemde açıklamayı ESP'li Seval Gündoğdu okudu.

Aydın cinayetlerinin sorumlularını açığa çıkarılmasını ve cezalandırılmasını istediklerini belirten Gündoğdu, karanlıkta bırakılan katliamların aydınlatılması için mücadele edeceklerini belirtti. Gözaltında kaybetme saldırısının sorumlusunun kontgerilla devleti olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, “Hasan Ocak'ın kaybedildiğini unutmadık. Silopi de HADEP yöneticileri Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in Şırnak il alay komutanı Levent Ersöz tarafından karakola çağrıldıktan sonra kaybedilmesi de daha dün gibi belleğimizde canlı” diye konuştu. Gündoğdu “Devrimcilere, sosyalistlere, yurtseverlere karşı işlenen kontrgerilla suçlarının bir dökümünü bulacaksınız” diyerek Halk İddianamesi'nin ikinci bölümünü basına dağıttı.

ESP'liler açıklamanı ardından baş dakika oturma eylemi yaptı. Eylemde “Faşizme karşı tek yumruk tek barikat”, “Bize güç verin onlara diz çöktürelim”, “Kahrolsun MGK, MİT, CIA, kontrgerilla” sloganları atıldı.

Hapishanelerde dökülen kanları unutmadık

Ankara ESP'liler, Her Cumartesi Saat 11.00'de (C-11) sürecek adalet arayışı için bugün Yüksel Caddesi'nde bir basın açıklaması yaptı. “Bütün tuğlaları çekelim, kontrgerilla duvarını yıkalım” pankartı açılan eylemde katledilen aydınların resimleri taşındı.

Eyleme DTP, İHD, Odak, 78'liler Birlik ve Dayanışma Derneği ile öğretim üyesi Yüksel Akkaya ve şair Ahmet Telli destek verdi. Eylemde basına açıklamada bulunan ESP Temsilcisi Muharrem Demirkıran, karanlıkta bırakılan aydın cinayetlerine ve gözaltında kaybetme saldırısına dikkat çekti. “Hapishanelerde dökülen kanları unutmadık” diye belirten Demirkıran, Buca, Ümraniye katliamları, Diyarbakır, Ulucanlar ve 19 Aralık katliamlarında, 1996 ölüm orucunda yaşamını yitiren devrimcileri hesabının kapanmadığını belirtti.

Eylemde Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Yüksel Akkaya'da bir konuşma yaptı. Aydınların ülkenin muhalif hareketi içerisinde önemli bir dinamik olduğunu belirten Akkaya, devletin aydınları fişleyip, cinayetlere zemin hazırladığını ya da tutuklayarak hapishanelere attığını belirtti. Şair Ahmet Telli de, “İttihatçılardan bu yana aydınlardan korkuyorlarsa, tüm çabaları korku toplumu yaratmak içindir. Korku toplumunu aydınlar aydınlatır ve güven verir. Karanlık güçler bundan dolayıdır ki aydınları, sanatçıları katleder, hapishanelere atar” dedi.

Eylemde “Faşizme karşı omuz omuza”, “Kahrolsun MİT, CIA, Kontrgerilla”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Kayıplar bulunsun hesap sorulsun”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

Bize güç verin onlara diz çöktürelim

İzmir ESP'liler oturma eylemlerinin ikinci haftasında Konak Kemeraltı girişinde bir araya geldi. “Bütün tuğlaları çekelim kontrgerilla duvarını yıkalım” pankart açan ESP'liler, katliam sorumlularının sanık sandalyesine oturtulmasını istedi. Eylemde katledilen aydın, devrimci ve komünistlerin resimleri taşındı. Eyleme Ege 78'liler Dayanışma Derneği üyeleri destek verdi.

Eylemde açıklamayı okuyan ESP'li Görgü Demirpençe, Sabahattin Ali'den, Vedat Aydın'a, Musa Anter'den Hrant Dink'e aydın cinayetlerinin gerçek sorumlularının açığa çıkarılmasını ve cezalandırılmasını istediklerini kaydetti. Bilinen bin 246 kişilik bir kayıp listesi olduğunu ifade eden Demirpençe, dosyaların 'faali meçhul' olarak raflara kaldırıldığını belirtti. Demirpençe katliamların sorumlularının yargılanması için mücadele çağrısı yaptı.

Eylemde şair Aykan Erden ve sendikacı Yazar Hacay Yılmaz da birer konuşma yaptı. Kontrgerilla katliamlarının '80 öncesine dayandığını söyleyen Aykan Erden, “Aydın katliamlarının sorumlusu birkaç çapulcu değil, mevcut düzendir. Katledenler bilmeli ki bunların hesabı sorulacaktır” dedi. Erden, Ergenekon tutuklamaları sonrasında tekrar açılması istenen Gazi Katliamı davasından tutuklu bulunan Hasan Polat ile hapishanedeki tüm aydın ve gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

Sendikacı yazar Hacay Yılmaz ise Ergenekon soruşturmasına dikkat çekerek, “Eydınlar yazarlar sendikacılar bunun peşini bırakmazsak gerçek suçlular, katliamcıları açığa çıkarabiliriz, yargılayabiliriz” dedi. Bin gizli operasyon, Şemdinli, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi katliamlarının dosyaları açılmadığı sürece Ergenekon soruşturmasının yetersiz kalacağını vurgulayan Yılmaz, “Ergenekoncuların peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

Konuşmaların ardından beş dakika oturma eylemi ile devam eden açıklamada “Kahrolsun MİT; CIA, konrtgerilla,” Kontrgerilla katliamları açıklansın”, “Bize güç verin onlara diz çöktürelim” ve “Anaların öfkesi katilleri boğacak” sloganları atıldı.

Suçlular sanık sandalyesine!

Kontrgerilla karanlığını yargılayan devrimciler kurdukları halk kürsüsünden şu talepleri dile getirdi:

Fail kontrgerilla devletidir

Antakya ESP de kontrgerilla katliamlarının sorumlularının yargılanması için 12 Eylül'e kadar yapacağını eylemlerin ikincisini bugün Ulus Meydanı'nda gerçekleştirdi. “Aydın cinayetlerinin, gözaltında kayıpların, hapishane katliamlarının faili kontrgerilla devletidir” yazılı pankart açılan eylemde açıklamayı ESP Temsilcisi Muhsin Çobanoğlu okudu. Adalet için yapacakları eylemlere ilişkin bilgi veren Çobanoğlu, Halkın İddianamesi’ni basına basına dağıttı. Eylemde Açıklamada “Bize güç verin onlara diz çöktürelim”, “Çeteler halka hesap verecek” sloganları atıldı.

1-) 1991-96 döneminde gerek Batı’da gerekse Kürt illerinde binlerce aydını, devrimciyi, muhalifi, kontrgerilla yöntemleriyle katleden saldırı dalgasının siyasi sorumluları dönemin DYP Genel Başkanı ve Başbakan Tansu Çiller, önce Başbakan, sonra Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, eski İçişleri Bakanları Meral Akşener ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’tir. Bu sorumluluklarından dolayı sanık sandalyesine oturtulmalıdırlar.

2-) Özellikle Kürt coğrafyasında işlenen yargısız infazlar, ‘cinayet makinesi’ gibi işleyen JİTEM’i işaret etmektedir. JİTEM’in kurucusu olarak bilinen Veli Küçük tutukludur. Veli Küçük işlenen bu siyasi cinayetlerden ötürü yargılanmalı, JİTEM örgütlenmesi dağıtılmalıdır.

3-) Hapishane katliamlarının ardından katillerin aklanması, tutsakların yargılanması hukuksuzluğuna derhal son verilmeli, başta 19 Aralık katliamı gelmek üzere tüm hapishane katliamlarında yer alan askerler, emir veren komutanlar ve katliamın siyasi sorumluları olarak dönemin Adalet Bakanları, Başbakanları ve Genelkurmay Başkanları yargılanmalıdır.

4-) Hrant Dink cinayeti dosyası genişletilmeli, sadece Ogün Samast, Yasin Hayal gibi tetikçiler değil, Albay Ali Öz, İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul Valisi Muammer Güler ve Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah gibi sorumluluğu olan tüm isimler sanık sandalyesine oturtulmalıdır.

5-) Musa Anter cinayetinin devlet tarafından işlendiği Susurluk raporunda açıkça itiraf edilmiştir. Bu cinayetin JİTEM tarafından işlendiği tetikçi A. Aygan’ın itiraflarıyla sabittir. Bu cinayette yer alanlar, JİTEM kurucusu Veli Küçük ve Arif Doğan bu cinayetten dolayı yargılanmalıdır.