Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Che’nin katili, mucize operasyon ve Kübalı doktorlar -Salim Lamrani

Salim Lamrani*

Mario Terán, emekli-eski onbaşı, Santa Cruz (Bolivya) Eyaletinin, La Higuera köyünün küçük bir okulunda, 9 Ekim 1964 tarihinde, efsanevi gerilla lideri Ernesto Che Guevara’yı, öldürme görevini yerine getirmekten dolayı kötü bir şekilde ünlenmişti. Acınacak bir yalnızlık ve yoksulluk içinde, gerçek kimliğini salkıyarak yaşamak zorunda kalan, eski onbaşı Mario Terán, gözlerine inen kataraktı, parasızlık yüzünden tedavi ettiremediği için görme duyusunu yitirmişti(1).

Küba lideri Fidel Castro, 2004 yılında, bütün Güney Amerika Kıtasını kapsayan “Mucize operasyon” (Operación Milagro) adıyla bir insani yardım kampanyası başlattı. Venezuela’nında desteklediği bu kampanyanın amacı, katarak ve diğer göz rahatsızlıkları olan yoksul Latin Amerikalıları parasız tedavi etmek. Bu kampanya çerçevesinde, 30 ayda, aralarında kuzey Amerika vatandaşlarının da bulunduğu, 28 ülkeden, 600.000 kişi yardım sever kübalı doktorlar sayesinde tedavi edildi. 2016 yılına kadar 6 milyon insanın, tedavi etmeyi amaçladıklarını açıkladılar. “içten içten” yanışını sürdürmeye devam ediyor(2).

Kıtanın en yoksul halklarından biri olan halkının, sağlığını ve refahını iyileştirecek, sosyal bir politika üstenerek girdiği Aralık–2005 yılındaki Bolivya Başkanlık seçimlerini kazanan Evo Morales, Küba’nın başlattığı insani yardım kampanyasına, Bolivya vatandaşlarının da katılmasına izin verdi. 110.000 Bolivyalı kampanya sayesinde, bir kuruş ödemeden göz sağlına kavuştu(3).

Bu yardımı alanlar arasında Mario Terán’da bulunuyordu. Kübalı doktorların sayesinde ağır rahatsızlığından kurtularak, dünyayı yeniden görebildi. “El deber de Santa Cruz” adlı günlük gazetede çalışan Pablo Ortiz, yaşanan hikâyeyi şöyle anlattı: “geçen ağustos ayında [2006] oldu […]. Bir halka olan minnet borcunu duyurmak için gazeteye gelen Mario Terán’nın öz oğlu; ‘Bir yıkıntıda kimse onun, kim olduğunu bilmeden yaşamış. Mucize Operasyonun yürütüldüğü hastaneye giderek, gözlerinden ameliyat olmuş. Yine orada onu tanıyan kimse çıkmamış.’ O Kimliğini mükemmel gizleyebilmiş ve gözlerindeki katarakt Kübalı doktorlar tarafından bedava tedavi edilmiş olduğunu’ bize anlattı”(4).

Mario Terán, yeniden dünyayı görebilmesini, öldürdüğü insanın, uluslararasında örnek olmaya devam eden, özel sağlık elçilerine borçlu. Che’nin katili, “kahraman gerilla”nın en samimi ve vefalı arkadaşı Fidel Castro’nun, gönderdiği doktorların sayesinde, görme duyusuna yeniden kavuştu. Bazen tarih, kimi sürprizleri bünyesinde saklıyor.

Gerillaların yakalandığı operasyona katılan, eski CIA ajanı Félix Rodriguez’e göre diğer gerillaları büyük bir soğukkanlılıkla öldüren Mario Terán, asi lideri öldürme görevini, gönüllü olarak üstelenmiş ve onun karşısında aynı cesareti gösterememişti(5):

“Okulun bahçesine girdimiz zaman Che bir bankta oturuyordu. Beni görünce, --- Beni öldürmeye mi geldiniz, dedi. İhtiyatlıydım. O’nu cevaplamaksızın kafamı yere indirdim. Sonra bana yeniden: --- Diğerleri ne söylediler? O’nu bir şey söylemediler diye cevapladım. O Yorumladı: --- Onlar kahramanlardı!

Ateş etmeye yeltendim. O anda Che bana büyük, çok büyük, koskocaman göründü. Gözleri çok parlaktı. Birden kendimi yukarıya fırlatılmış gibi hissettim. Bana dikkatle baktığını gördüğümde midem bulanmaya, başım dönmeye başladı. Ani bir hareketle Che’nin, silahı benden aldığını sandım. Bana – sakin ol bekçi -- iyi nişan al -- sen bir insan öldüreceksin! – dedi. Sonra, kapının eşiğine doğru geri bir adım attım. Gözlerimi kapatarak ilk kurşun yağmurunu […]. Yeniden şuurum yerine gelince, O’nu ikinci kez kurşun yağmuruna tutarak, kolundan, omzundan ve kalbinden vurdum. Evet, artık o ölmüştü”(6).

Onları kaybedişimizin kırkıncı yıl dönümünde, XX yüzyıl tarihinin en büyük devrimcilerinden birinin imajını lekelemek zorunda kalan, uluslararası iğrenç medyatik kampanyalara rağmen, geriye kalan “büyük, çok büyük, muhteşem” Che örneği, o’nun kahraman eyleminin yaratıcılığında, yeryüzünün dört bir yönünde, bu acımasız dünya dışında başka bir dünyanın olabileceğinde ısrar eden, Kübalı onlarca, binlerce doktorun fedakârlıkları sayesinde“içten içten” yanışını sürdürmeye devam ediyor. Atiye Parılyıldız tarafından http://www.mondialisation.ca/index.php?context=va&aid=6953'tan alıntılanarak çevrildi. Salim Lamrani; profesör, yazar, Küba ve Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler konusunda uzman bir Fransız gazetecidir. Bu konuda yayınlanmış birçok kitabı bulunmaktadır.

Not:    (1) Héctor Arturo, «Che vuelve a ganar otro combate», Granma, 29 de septiembre de 2007.   (2) Operación Milagro, «Página Principal», 28 de septiembre de 2007. http://www.operacionmilagro.org.ar / (sitio consultado el 30 de septiembre de 2007). Para los ciudadanos estadounidenses que se beneficiaron del programa humanitario véase Prensa Latina, «Oftalmólogo estadounidense reconoce valor de Operación Milagro», 19 de enero de 2007.   (3) Operación Milagro, «Bolivia. De las tinieblas a la luz: Operación Milagro devolvió la vista a más de 108 403 pacientes», 28 de septiembre de 2007. http://www.operacionmilagro.org.ar/ (sitio consultado el 30 de septiembre de 2007).   (4) Juan Pablo Meneses, «¡Primicia Mundial! Entrevista a Pablo Ortiz», Crónicas Argentinas, 11 de octubre de 2006.   (5) Claudia Márquez, «El Guerrero de las sombras. Entrevista a Félix Rodríguez», El Veraz, 19 de agosto de 2005.   (6) Mario Terán, «Extractos», sin fecha. http://fotolog.terra.com.ar/desdelaterraza:26 (sitio consultado el 30 de septiembre de 2007)