Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Maoistler hükümeti kurmayacak -Kızıl Yıldız

Kızıl Yıldız*

Nepal’de politik durum değişmiştir. Nepal Komünist Partisi (Maoist) başkanlık adayının yenilgiye uğramasının ardından kendi partisinin liderliği altında bir hükümet kurmamaya ve muhalefette kalmaya karar vermiştir.

Prachanda yoldaş, Başkanlık seçiminin ardından yatığı bir basın toplantısında, Merkez Komite’nin muhalefette kalmaya karar verdiğini açıkladı. Prachanda Yoldaş, “Nesnel olarak değerlendirildiğinde, ahlaki bakış açısına göre başkanlık seçimlerinin sonuçları partimizi muhalefete sürüklemiştir” açıklamasında bulundu. Prachanda, partinin hükümeti kurmak ya da kurmamak noktasında mutlak ideolojik bir bakış açısı olmamasına karşın mevcut politik denklemdeki gelişmeler nedeni ile partiye muhalefet görevinin düştüğünü belirtti. Prachanda, önceliğin başkanlık için çoğunluğa ulaşan koalisyona verilmesi gerektiğini ekledi. Kitlelerin direnişine karşın ve üzerinde uzlaşılan bir kişinin başkan seçilmiş olmasının yarattığı elverişli ortama karşın mevcut politik olaylar ve eğilimler nedeni ile gelişmekte olan bir karşı devrim tehlikesi vardır. Karşı devrimci güçler NKP(M) Anayasa Meclisi seçimlerinden en büyük parti olarak çıktığında komplolar hazırlamaya başlamışlardı. Ancak bilinmelidir ki bu partiler, Maoistleri hükümetten uzaklaştırmak için gerçekleştirdikleri entrikalar nedeni ile ilerleyen zamanlarda çok ağır yüklerin altına girmek zorunda kalacaklar.

Nepal Kongre Partisi, NKP(M)’ye yedi maddelik şartları dayatmaya çalışarak farklı politik partiler arasında 12 maddelik anlaşma ile başlayan işbirliğini sona erdirmeyi hedefliyordu. Başkanlık seçimi sürecinde Nepal Kongre Partisi bu işbirliğinin sona ermesi için kendi senaryosunu sahneye koydu. Statükocu partiler ve gericiler, Maoistlerin ya mücadele edeceği ya da teslim olmak zorunda kalacağı bir politik durum yaratmak istiyorlar. NKP(M)’nin muhalefette kalma kararı halka enerji verdi. NKP(M)’nin hükümette yer almasına izin vererek onu kendi hizmetlerine sokabileceklerini düşünen yerli ve yabancı güçler bir kez daha yanıldı. Bu süreçte, NKP(M) ulusal bağımsızlığa ve kitlelerin mücadelesine öncelik vererek tüm bunları örgütlenme çalışmaları ile pekiştirmelidir. İlerici güçlerin gerici kuvvetler tarafından eski ideolojik yaklaşımlar ve eğilimler kullanılarak izole edilmesi çabaları nedeniyle yeni anayasanın yazılması arka plana atıldı. Federal Demokratik Cumhuriyet’in anayasasının NKP(M) olmadan yazılması mümkün değildir.

Monarşik düzende varlıklarını sürdürmeye alışmış partilerin bir biçimde hükümette yer almak ve hükümette kalmak dışında bir amacı yoktur. Onların kurumsallaşmış federalizmle hiçbir bağlantıları yoktur. Azınlık ve çoğunluk temellerinde bir hükümeti düşürmek ya da bir hükümet oluşturmak üzerinden kirli oyunlarını oynayıp dururlar. Ülkeyi çatışmanın ortasına sürüklemek isteyen yabancı kuvvetlerin yönlendirmesi altında şimdi de sağlıksız ve yapay bir koalisyon oluşturmak için çabalıyorlar. Bu süreç, ilerici güçlerin devrimi tamamlaması ve Halk Cumhuriyeti’ne gidecek yolun nesnel zemininin hazırlanması için bir olanak değerlendirilmeli.

Yine de, Başkan Prachanda, bu koşullarda hükümeti oluşturma sürecine katılmak için bir olanak olmadığını belirtse de, ileride bu durumu değiştirebilecek bir durum değişikliği olabileceğine de açıklık getirdi.

Ulusal birlik ihtiyacı**

1. Her şeyden önce, Partimiz ve tüm Maoistler adına, Başkanı, Başkan Yardımcısını ve Anayasa Meclisi üyelerini ve tüm halkımızı Anayasa Meclisi seçimleri, Federal Demokratik Cumhuriyet’in kurulması, başkanlık seçimleri ve bunların olası sonuçları nedeni ile kutlarız.

2. Bahsi geçen tarihi başarıya rağmen, partimiz mevcutta gelişen politik olaylar ve eğilimler nedeniyle karşı devrimin ciddi semptomlarını sezinlemektedir. Pek çok garip ve anti-demokratik komplolar ve entrikalar ağı NKP(M) Anayasa Meclisi seçimleri sonuçlarından zaferle çıktığı tarihten bu yana örülmektedir. NKP(M) statüskocu güçlerin, feodallerin ve yeni parababalarının umduklarının tersine farklı topluluk ve halklardan kitlelerin büyük güvenini elde ederek bir zafer kazandı. Tam da bu an, gerici komplonun başladığı andı.

3. Nepal halkının 12 maddelik anlaşmanın, halk savaşının ve halk hareketinin özlem ve talepleri olan barış, değişim ve anayasanın yazılabilmesi için gerekli olan liderliğin tarihi sorumluluğunu Nepal Komünist Partisi (Maoist)’e verdiği açıktır. Ancak, halkın iradesinin sonuçları feodal statüko ve yeni parababaları için beklenmedik ve kabul edilmesi mümkün olmayan bir durumdu. Sonuç olarak, demokrasinin kabul edilen kuralları uyarınca en büyük partinin hükümeti oluşturması yerine Maoistlerin hükümeti kuramaması için komplolar, tuzaklar kurulmaya başlandı; herhangi bir şekilde Maoistlerin hükümet kurması halinde ise sürecin önüne engeller çıkaracakları ortadaydı. Bu nedenle, yalnızca 12 maddelik anlaşmanın, kapsamlı barış anlaşmasının, işbirliği kurallarının ruhuna aykırı aritmetik oyunlar oynanmakla yetinilmedi, aynı zamanda Halk Kurtuluş Ordusu’nun süratle tasfiye edilmesi ve silahların yok edilmesi gibi talepler de öne sürüldü. Bu sözde geçici hükümet Anayasa Seçimlerinden sonra HKO’ya ayrılan tüm kaynakların da önüne geçti. Şimdi HKO askerlerinin yaşamları somut olarak çok kötü durumda ve bu somut durumun uzun süreli olması halinde sabırlar taşacaktır.

4. Partimiz barışa, anlaşmalara ve işbirliğine karşı ortaya koyulan sözde koşullara karşı acil bir mücadele geliştirerek ve ilerleme için gerekli anlaşmaların sağlanması amacıyla birbiri ardına politik çözümler ortaya koymaya çalışıyor. Seçimlerin ortaya koyduğu iradeye ve kapsayıcı ilkelere rağmen geçmişin en büyük partisinin falan adayın başkanlığı üzerinden anlaşmayı bozmak ya da devam ettirmek istemesi durumu daha kompleks ve problematik kıldı.

5. Başkanlık ve başkan yardımcılığı adaylığı süreci dolduktan sonra partimiz başkanlık görevi için kapsayıcı ve ortak bir adayın seçilmesi ihtiyacını ortaya koyarken, Nepal Kongre Partisi, NKP(BML) ve Madheşi Halkları Platformu arasında ülkeyi eski parlamenter sürecin olumsuz atmosferine sürükleyecek bir ittifak oluşturuldu. Yazılı meşruiyete yapay, kinci ve politik olmayan bir ittifakla yanıt vermek; doğal politik süreci tıkayarak tüm ulusu korkunç bir felakete sürükleyebilir. Hiç de doğal olmayan böylesi bir ittifak halk arasında güven, iyimserlik ve umut yerine güvensizliği, karamsarlığı ve öfkeyi yükseltecektir. Uluslararası gerici güçler tarafından bu ittifakın oluşturulması yalnızca ulusal özgüvene ve bağımsızlığa yapılmış bir saldırı değildir. Ülkeyi çatışmaların ortasına sürüklemek ve cumhuriyetin sorunlu doğmasına neden olmak Nepal’in farklı güç merkezlerinin üzerinde oyunlar oynadığı uluslar arası stratejik bir alana dönüştürme master planlarından bağımsız düşünülebilir mi? Bu çok ciddi bir sorudur. Şimdi her Nepalli bu soruyu çok ciddi biçimde düşünmek zorundadır. Yerli ve yabancı gerici güçlerin NKP(M)’nin değişim ve barış için ortaya koyduğu adanmışlık ve bedellerle elde ettiği onur ve haklı ‘şöhret’ini yerle bir etme amaçlarını ortaya koymak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz.

6. Eğer politik gündemi değerlendirmeye tabi tutacak olursak, başkanlık ve başkan yardımcılığı seçimlerinde partimiz tarafından statüstokucu güçlere karşı ortaya atılan fikir ve görüşlerin zafer kazandığını görürüz. Partimiz bundan kesin olarak gurur duymaktadır. Fikirlerimizin zaferine bağlı olarak başkanlık seçimlerinde olumlu bir durum ortaya çıktı ve bir Madeşi, Nepal Cumhuriyeti’nin ilk başkanı oldu. Ancak biz çoğunluğun böylesi bir politik ittifakla oluşturulmasına kesin olarak karşı durduk. Sonuçta, başkanlık seçimi geride kaldı ve bizim adayımız kaybetti. Nesnel durum ve olayların gelişimi partimiz önderliğinde bir bir hükümetin kurulması iddiamızı sona erdirmiştir. Nesnel olarak başkanlık seçimlerinin sonuçları partimizi etik olarak muhalefete sürüklemiştir. İlkesel olarak ise, hükümetin kurulması ya da kurulmaması konusunda tarafsız bir tutuma sahip değildir, partimiz son durumda ortaya çıkan ittifakın meydana getirdiği gelişmeler ışığında muhalefet rolünü üstlenecektir. Partimiz ittifakın başkanlık seçimlerinde çoğunluğu oluşturan ittifakın değer yargıları ve bakış açısı temelinde onu destekleyip desteklemeyeceğine karar verecektir.

7. Yabancı gerici güçlerin ülkemizin günlük politikası üzerindeki etki ve hareket alanı ciddi biçimde genişlemekte, yayılmaktadır. Bu durumda, ulusal birlik, ulusal bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için mücadele halkımız için ilkesel bir mücadele olmuştur. Yabancı gerici güçlerin hareket ve etkisine karşı solcu, ilerici, yurtsever ve demokratik güçler arasında kapsamlı bir birlik bugün ulusumuzun en temel talebidir. Yalnızca Terai, Madeş, Pahad ve Himalaya halklarının tüm sınıflarının, kastlarının ve topluluklarının birliği ülkemizin özgürlüğünü ve özsaygınlığını koruyabilir. Bu nedenle, partimiz tüm Nepal halkından bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğü için birleşmesini beklemektedir.

*Nepal Komünist Partisi (Maoist)'in Kızıl Yıldız adlı 15 günlük yayın organdan çevirdik. 15-31 Temmuz tarihli Kızıl Yıldız'ın manşet haberidir. **Maoistlerin 22 Temmuz tarihli bildirisinin resmi olmayan metni...