Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Ergenekon, Tuğgenekon, Orgenekon

İSTANBUL (03.07.2008)- Sarıkız ve Ayışığı darbelerinin mimarı generaller ve silahsız kuvvetleri, Ergenekon operasyonu kapsamında halen gözaltında tutuluyor.

Hurşit Tolon:

Hurşit Tolon, Ege Ordu Komutanı iken yaptığı açıklamalarla gündemden düşmemişti. “İyi çocuklar”ın babası Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın izinden yürüyen Tolon, asker olduğunu sık sık unutup ABD'den AB'ye, Kıbrıs meselesinden Kürt sorununa kadar pek çok konuda esip gürlemişti. Tolon, emekli olduktan sonra da ırkçı faşist ulumalarını sürdürmüştü. Tolon'un adı, Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanan Doç. Dr. Ümit Sayın'ın bilgisayarındaki MSN kayıtlarından çıkmıştı. Zira Tolon, sık sık darbe çağrıları ile gündeme gelen Emekli Subaylar Derneği'nin İzmir'de düzenlediği panelde, dernek üyelerini, “Siz yalnız yavru vatan Kıbrıs'a olan duyarlılığınızla değil, tüm Türkiye meselesine olan duyarlılığınızla hem örnek, hem önder oldunuz. 19 Nisan ve 29 Nisan mitingleri sizin eseriniz” sözleriyle selamlamış ve “Bu millet hep güzel insanlar yetiştirirdi. Ama, son zamanlarda hain de yetiştiriyor” demişti. Tolon, “Milli Uyanış ve Güç Birliği Platformu'nun, Sinan Aygün'ün başkanlığındaki ATO Konferans Salonu'nda düzenlediği toplantısında ise, resmi ideolojiyi sorgulayan aydınları hedef göstermiş, “Birileri köşe tutmak gayreti içerisinde, yatıp kalkıp orduyla uğraşmaktadırlar. Kiralık aydınları ile uğraşıyorlar, satılmış aydınları ile uğraşıyorlar” demişti. Tolon, Ergenekon terör örgütü diye bir oluşumun söz konusu olmadığını iddia etmiş, “Onlara Ergenekon dediniz, biz de kadınlarla birlikte Estergon'u oluştururuz” demişti. Tolon adı ayrıca, Hrant Dink'e karşı geliştirilen linç saldırılarının başını çeken Kerinçsizgiller ve Danıştay baskını ile de duyulmuştu. Hem de, Ergenekon'un '1 numarası” olduğu iddia edilen ve Vatansever Güç Birliği Hareketi'nin eski 'onursal' başkanı emekli Korgeneral Hasan Kundakçı ile birlikte...

Şener Eruygur:

Sarıkız ve Ayışığı darbe planlarının kilit ismi Orgeneral Şener Eruygur, 2004'te başaramadığı darbe planlarını, Atatürkçü Düşüncü Derneği aracılığıyla gerçekleştirme peşine düşmüştü. Eruygur, emekli olduktan sonra, aynen Sarıkız darbe planında söylendiği gibi, 'sivil örgütleri' harekete geçirmiş, 'Cumhuriyet Yürüyüşleri'nin mimarlarından biri olmuştu. NATO tedrisatından geçen Eruygur, devletlü laiklik harekatına 14 Nisan'da Ankara'da start vermişti. ADD Yönetim Kurulu'nda 4 üniversite rektörü (Ondokuzmayıs, İnönü, Gazi, Uludağ) yer alıyordu. Asker şapkalı, YÖK cüppeli rektörler, üniversite öğrencilerini mitinge taşımak için özel bir rol üstlenmişlerdi. Yani ADD, Şener Eruygur'un yeni oyuncağı ve 'sivil darbeciler'in üssü olmuştu. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'in darbe günlüğünde, eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un sık sık adı geçmiş, Sarıkız adı verilen planın ısrarla uygulanmasını istediği vurgulanmıştı. Sarıkız darbe planının başarısız olmasından sonra Eruygur tek başına Ayışığı adı altında başka bir darbe örgütlemeye soyunmuştu. Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun kurucusu olan Eruygur'un, ayrıca rektörlerle karargahta gizli toplantılar yapıp kararlar aldığı, Ulusal Birlik Hareketi'ni kurduğu da ortaya çıkmıştı.

Levent Ersöz:

Şener Eruygur'un Jandarma Genel Komutanlığı döneminde, tuğgeneral rütbesiyle Jandarma İstihbarat Başkanı olan Levent Ersöz, Eruygur'un Ağustos 2004'te emekli olmasının ardından Jandarma Genel Komutanlığı'na atanan Fevzi Türkeri tarafından görevden alındı. Bu, Türkeri'nin göreve geldiğinde yaptığı ilk icraatlardan biri olmuştu. Ersöz, daha sonra Bilecik Eğitim Tugay Komutanlığı'na tayin edildi. Bir yıl sonra da emekli oldu. Levent Ersöz'ün ismi, 2001'de Silopi Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alınan ve bugüne kadar haber alınamayan iki HADEP'linin kaybolmasıyla ilk kez kamuoyunun gündemine gelmişti. Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz, Silopi Jandarma Komutanlığı'na girdikten bir saat sonra ortadan kaybolmuşlardı. Ersöz'ün Tanış'ı telefonla defalarca arayıp ölümle tehdit ettiği, Silopi'de gözaltına alındıktan sonra İlçe Jandarma Komutanlığı'ndan kendisine bilgi verildiği ortaya çıkmıştı. Tuğgeneral Ersöz, kayıplarla ilgili açılan davada duruşmaya getirilmedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşınan davada Türkiye'de mahkum olmuştu. Dönemin Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı Levent Ersöz, darbe günlüklerinde şöyle geçmişti: “Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanı general yaptıkları faaliyetler ile ilgili olarak sadece bana özel bir brifing verdiler. AKP hükümetine karşı, bu hükümeti demokratik kurallar içerisinde zayıflatmak için neler yapılması gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Hayranlıkla dinledim. Kendilerine birkaç konuda görüşlerimi söyledim.” Şener Eruygur'un yardımcısı, emekli Tümamiral İlker Güven ise, operasyonda göz gözaltına alınan dördüncü darbeci paşa oldu.

Türk Silahsız Kuvvetleri

Ayışığı darbe planında şu ifadeler yer almıştı: “Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık. Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik. Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik. Sokaklara afiş astıracaktık. Dernekler ile temas edip onları da hükümet aleyhine teşvik edecektik. Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık. Yukarıdakiler SARIKIZ olarak anılacaktı.”

Sinan Aygün:

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, sık sık ırkçı şoven açıklama ve kampanyaları ile gündeme gelmişti. Aygün, 27 Nisan muhtırasından hemen sonra, DYP ve ANAP arasında başlayan “muhtıra evliliği”nin milletvekili adayı olacaktı. Aygün, AKP karşıtı parti ölü doğunca adaylığından çekilmişti. Aygün ayrıca, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 2004'te hilafetin kaldırılışının 80. yıldönümü dolayısıyla düzenlendiği bol paşalı panelin ev sahibi olmuştu. Panele; şimdinin müstakbel Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Sarıkız darbe planının mimarlar, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur, dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Şükrü Sarıışık ve Genelkurmay Harekat Başkanı Korgeneral Metin Yavuz Yalçın katılmıştı. Sinan Aygün, darbe günlüğünde ise şöyle geçmişti: “Senede iki kez gelerek bizlere bilgi veriyor. Verdiği bilgiler daha ziyade ekonomideki gelişmeler ve bazı sosyal olaylar karşısında ne düşündüğü. Genellikle hükümeti tenkit ediyor. Bu sefer de ekonomideki kötü gidişi anlattı. Diğer bir ilginç açıklaması da DEP milletvekilleriyle ile ilgiliydi. Onların yaptığına mukabele olarak kendisinin örgütlediği bir grup ile emekli yarbay Korkut Eken'in hapishaneden çıkış gününde büyük bir tören yapacaklarmış. Bunun için de yüzlerce insanı topluyorlarmış. Fikir almak ve diğer kişilerin neler düşündüğünü anlamak bakımından yararlı görüşmeydi.” ATO Başkanı Sinan Aygün, en son Kasım 2007'de Hürriyet'ten atılan darbe kalemşoru Emin Çölaşan için villasında parti vermişti. Partide çok sayıda gazeteci vardı. Aygün, sık sık DTP'yi hedef göstermişti.

Turhan Çömez:

Balıkesir eski milletvekili Turhan Çömez, nasyonal faşist cephenin AKP içindeki truva atlarından biri idi. AKP'den ihraç edildi. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Ankara Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun kurcu yöneticiliğini yapan Turhan Çömez'le yediği yemeğin ardından bir sivil polis aracı tarafından takip edilmişti. Bazı general eskileri “Kandil'i bombalayalım” naraları atarken, Turhan Çömez gibi faşistler de, “Kerkük arka bahçemizdir” korosuna katılmıştı. Çömez, Kerkük İl Meclisi Başkanı Rizgar Ali ile görüşmesinde provokasyona imza atmış, duvarda asılı olan Kürdistan haritasını indirmişti. Çömez, Balıkesir Üniversitesi'nin 2007 Mart'ında düzenlediği konferansta ise ordudan daha çok orducu kesilmiş, gençlere şöyle seslenmişti: "Bugünlerde Türk ordusunu hırpalamaya, örselemeye çalışan dış ve iç mihraklar var, bunlara asla ödün vermeyelim. Türkiye'nin en güçlü ve en stratejik kurumu için Avrupa Birliği cephesinden saldırılar, aşağılamalar, tahkirler var. Türkiye'deki bazı uzantılar bunlara alet oluyor. Gençler olarak bu oyunlara gelmeyin, Türk ordusunun önemini, kıymetini bilin."

Ufuk Büyükçelebi:

Tercüman Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ufuk Büyükçelebi, boynuna taktığı büyük bozkurt kolyesi ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile olan yakın dostluğuyla tanınıyordu. Ahmet Necdet Sezer tarafından verilen resepsiyonda yaşar Büyükanıt, Ufuk Büyükçelebi, Hrant Dink'in katil zanlısı Ogün Samast'ın Ermeni olduğunu iddia eden haberi nedeniyle büyük tepki çekmişti. Dink'in öldürüldüğü hafta Hepimiz Türk'üz yazılı posteri Tercüman'la birlikte bedava dağıttı. Büyükçelebi, “Türk'üm diyemeyen bu ülkeden s... gitsin, zaten bir gün o da olacak” lafıyla biliniyor. 1976 yılında Günaydın Gazetesi'nin makine ve film montaj bölümlerinde işe başlayarak gazeteciliğe adım atan Büyükçelebi, hızla yükseldi; Politika, Tercüman, Yeni asır, Sabah ve Akşam gazetelerinde yöneticilik yaptı. 1992 yılında Rahmi Turan ile birlikte Meydan ve Gözcü gazetelerini çıkardı. Gözcü Gazetesi'nde Yayın Yönetmeni olarak görev yaptı.