Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Kadınlar ve Nepal Cumhuriyeti -Pampha Bhusal

Pampha Bhusal*

Anayasa Meclisi’nin ilk toplantısında monarşi yıkıldı ve Federal Demokratik Cumhuriyet (FDC) kuruldu. Mutlakiyetçiliğe ve monarşiye karşı Nepal halkının mücadelesinin doruk noktasıdır bu. Dünya politik tarihindeki gelişmeler izlendiğinde, kapitalist ülkelerin refah düzeylerine, feodalizme ve monarşiye son verdikten sonra endüstriyel gelişme ile ulaştıklarını görüyoruz.

Amerikalılar, İngiliz sömürgeciliğine karşı ve köleliğe karşı ayaklanmaların ardından yaşanan gelişmeler ve değişmeler ile ülkelerini en ileri düzeye taşıdılar. Fransa kralın alaşağı edilmesinden sonra sanayi devrimini yaşadı. Benzer biçimde, İngiltere’de halk, 5. George’un kafasını keserek mutlak monarşiyi yıktı. Derinlemesine incelersek, Nepal’de bugün gerçekleşenler iki ya da üç yüz yıl öncesinin olaylarıdır. Ne şansızlık! Avrupa’da feodalizme karşı mücadeleler devam ederken, Nepal’de Prithvi Narayan Shah hüküm sürüyor ve feodal devlet gücünü yaygınlaştırıyordu. Bu devlet gücü kastlar, uluslar, farklı topluluklar, dini gruplar ve cinsiyetler arasındaki çelişkiyi derinleştiriyor ve kurumsallaştırıyordu. Ülke çapında aile içi şiddet yaygınlaşıyordu.

1950’lerde halkımız feodalizme karşı pek çok etkin hareket başlattı ancak monarşiye karşı 1943, 1949, 1980, 1990 savaşları ve halk hareketleri uzlaşmalarla sonuçlandı. Geçmişin derslerinden öğrenen NKP(M), Markist-Leninist-Maoist temelde silahlı bir halk savaşı başlattı. Yalnız ve yalnız halk savaşı ile feodalizmin kırsal bölgelerdeki kökleri sökülüp atılabilir ve halkın merkezi devlet gücünde söz sahibi olması sağlanabilirdi. Bu nedenle, monarşinin sona ermesinde en temel etken halk savaşıdır.

Halk savaşı boyunca, kadınlar, Dalitler, marjinalleştirilmiş gruplar ve azınlıklar güçlendi; kırsal alanların yüzde 80’inde bu grupların hepsi Halk Güçler’i içerisinde yer aldı. 20 bin kişi yaşamını yitirdi 50 bin kişi yaralandı ve yüzbinlerce kişi savaşa katıldı. Şimdi ezilen ve sömürülen kitlelerin temsilcileri Anayasa Meclisi’ne seçildi. Bu ancak ve ancak halk savaşı ile ve yoldaş Prachanda’nın liderliği ile mümkün olabilirdi.

Anayasa Meclisi’nde kadınların oranı hem tarihi hem de kahramancadır. Kadınların bu yüksek seçilme oranının arkasında NKP(M)’nin plan ve ideolojilerine kadınların emsalsiz biçimde katılımları ve adanmışlıkları vardır. Farklı dilsel, bölgesel grupların, kastların, kadınların, Dalitlerin varlığı Nepal’in varlığının bütünsel bir yansımasıdır. NKP(M)’nin 23 kadın adayı parlamento partilerinin önde gelen isimlerini çok büyük yüzdelerle geride bırakarak yenilgiye uğrattılar.

FDC’nin inşasında kadınların rolü ve katılımı çok önemli ve tarihsel olacaktır. Ezilen nüfusun yarısı kadınlardan oluşmaktadır. Anayasa ülkenin ‘ana’yasası olacaktır. Anayasa uzun erimli olacaktır, dolayısıyla kadınların katılımı da tarihi bir önem taşımaktadır. Hükümetin tüm görevlerinde kadınlara özel haklar tanınması ile kadın temsilcilerin varlığı sınıfsal, bölgesel ve cinsiyete dayalı eşitsizliklerin çözümünde çok önemli bir adım atılmış olacaktır. Ezilen sınıfların kadınları sömürünün tüm biçimlerine karşı mücadelede çok özel bir rol oynayacaktır.

Eğitim, sağlık ve iş sorunu kadınların hak ve çıkarları konusunda temel öncelikli konulardır. 12. Sınıfa kadar parasız ve zorunlu eğitim, eğitimde aynı standartların yakalanması ve sağlık sorunundaki temel adımlar kadınlara doğrudan yarar sağlayacaktır. Kadınlar patriyarkal değerler ve kurallar nedeniyle pek çok hastalıkla mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar. İş olanakları, kadınları feodal ve patriyarkal baskılardan kurtaracaktır. Kadınlara sağlanacak kotalar ve özel haklar potansiyellerini geliştirmelerini getirecektir. Tüm bunlar kadınların Nepal’de kadınların ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel alanlar eşit katılımı anlamına gelmektedir.

Feodal düzenin kalıntıları, sınıf çelişkileri, ekonomik kaynakların ve üretim araçlarının eşitsiz dağılımı, eşitsiz kullanım hakkı, eşitsiz iş bölümleri kadınlardan yana değiştirilecektir. Tüm bunlar eşit bir nitelik gelişime sahip olma koşullarını getirecektir.

Anayasa Meclisi’nde kadınların bu kadar büyük oranda var olması kimi tartışmalar yarattı. Kimileri patriyarkal bir bakış açısı ile niteliklerden bahsediyorlar, kimileri ise feminist bir bakış açısı ile konuşuyor, ancak politik faktörleri göz ardı ediyor. Profesyonel bir etkinlik gerekli, ancak temel nokta politikadır, ‘kızıl’ın anlamıdır!

Kadın sorunu, çocuklar, marjinalleştirilmiş gruplar, bağımsız ve egemen bir milletin yaratılması da dahil olmak üzere baskıya dair tüm sorunlar FDC anayasasının yazılması sürecinde tartışılacaktır. Anayasanın yazılması için geçecek 2 yıl, kadınların etkinliğini yeni bir biçimde ortaya koyacaktır. Kadınlar süreci etkileyecek ve aynı zamanda bir basınç da yaratacaktır.

*Nepal Komünist Partisi (Maoist)'in Kızıl Yıldız adlı 15 günlük yayın organdan çevirdik. Yazı, 01-15 Haziran tarihli Kızıl Yıldız'dandır. Yazının orjinal başlığı, 'Kadınlar ve Nepal Federal Demokratik Cumhuriyeti'dir.