Prachanda*
Şimdi, tam da 21.yy’ın başında, Nepal halkı politik bilinç düzeylerinin ve feodalizme karşı mücadelelerinin sonucunda emsali görülmemiş bir inisiyatifi elinde tutuyor. Hiç kimse 12 maddelik anlaşmanın uygulanacağına ve Halk Savaşı ile Halk Hareketi’nin birlikte ilerleyeceğine inanmıyordu. Hiç kimse, 250 yıllık feodal devletin Halk Savaşı ile Halk Hareketinin birleşmesinin ardından yıkılacağına inanmıyordu. Kurucu Meclis seçimlerinin zamanında yapılıp yapılamayacağına dair pek çok kişinin şüpheleri vardı. Yurt içi ve dışındaki tüm gerici ve geleneksel güçler NKP(M)’nin ve Nepal Halkının Anayasa Meclisi seçimlerinde yenileceğini düşünüyor ve eski güçlerin yeniden iktidara geleceğine inanıyorlardı. Ancak Nepal halkı, yeniden bir mucize yarattı ve NKP(M)’yi iktidara taşıdı. Tüm bunlara uyum sağlamak ve hazmetmek gerici güçler bakımından oldukça güç olacak. Bu nedenle yenilgiye uğrayanlar, yeni bir oyun oynuyorlar ve utanmadan geçici anayasayı ve daha önce yapılan anlaşmaları çiğniyorlar. Ancak Nepal halkı, sabırla masabaşında gerçekleşecek yeni bir çıkış yolunu bekliyor.
28 Mayıs’ta cumhuriyeti ilan etmek için çok çaba harcamak zorunda kaldık. Geleneksel partiler, ilanı engellemek için bahaneler arayıp durdular. Cumhuriyetin ilan edilmesi büyük bir mücadelenin ve inisiyatifin sonucunda gerçekleşti.
Siz, halkımız bizi yalnızca en büyük parti haline getirmekle kalmadınız, aynı zamanda bizi en yüksekteki parti de yaptınız. Şimdi Nepal Kongre Partisi ve NKP(BML) birbirlerinin üzerine tırmansalar bile bizim ulaştığımız yüksekliğe ulaşamıyorlar.
Şimdi, zamanın hızla geçmesine karşın, Kurucu Meclis seçimlerinin sonuçlarına göre kurulması gereken yeni hükümet kurulmadı. Parlamenter partiler barışçıl biçimde hükümeti bırakmak yerine hala koltukları işgal ediyorlar. NKP(M)’ye karşı bir mücadele yürütüyorlar ve kendilerinin seçimin galibi olduğu hayalini görüyorlar! Şimdi yedi talep öne sürüyorlar! Ahmaklıkları ülkeyi geriye götürmekten başka bir işe yaramıyor!
Seçim sonuçlarına uymak yerine NKP(M)’yi kuşatmaya çalışıyorlar! Hep birlikte kimin kimi kuşatacağını göreceğiz! Biz halkımıza ve ulusumuza karşı dürüst oldukça dünyada bizi kuşatabilecek hiçbir güç tanımıyoruz. Halkın iradesini reddetmeye teşebbüs etmeyin! Nepal Kongre Partisi ve NKP(BML)’nin yandaşları bilmelidir ki; halkın iradesini reddetmek onlar için intihardır!
Pek çok kez tekrarladık ve bir kez daha tekrarlıyoruz; geçici anayasanın maddeleri uygulanmalıdır. Anlaşma ve işbirliği yöntemini izleyelim. Ancak bu partilerin milletvekilleri üzerinden pazarlık yapmaktan, milletvekillerini alıp satmaktan, hükümet kurup bozmaktan başka bildikleri yöntem yok. Bu çürümüş yöntemler ülkeye hiçbir biçimde hizmet etmeyecektir.
Kurucu Meclis seçimlerinden önce, bu parlamenter partiler başkanlık sözünü duymak dahi istemiyorlardı. Seçim manifestolarında başkanlık sözcüğünü nadiren kullandılar ve bu kullanımlar da genelde görünüşte törensel bir başkanlıktı, çünkü hepsi monarşiden yanaydı. Halk, onları cumhuriyeti kabul etmeye zorladı, ancak onların damarlarında halen monarşi kanı dolaşıyor. Bu nedenle, Gyanendra’nın çöküşünün ardından şimdi hepsi yeni kral olmanın peşinde.
Maoistler seçimlere başkanlık gündemi ile girdiler ve kazandılar. Cumhuriyet kuruldu. Bundan sonra parlamenter partiler yavaştan yavaştan ‘başkanlık’tan söz etmeye başladılar. Biz onlardan hala halkın iradesini ve taleplerini gerçekleştirmelerini istiyoruz. Ancak, aynı zamanda biz hükümeti de kurmak zorundayız, çünkü en büyük partiyiz. Bu nedenle, onlara hadi sizin seçim manifestolarınızda yazdığınız gibi bir sistem uygulayalım dedik. Aynı kişi hem başkan hem başbakan olsun dedik. Ancak sürpriz! Başkanlık konusunda ısrarcı olmaya başladılar ve aksi takdirde Gyanendra’nın kral olarak kalmasını istediler.
Tüm bu tartışmalarda, “Evet, hepinize teşekkürler! Başkanlık sistemini kabul ettiniz; ancak cumhuriyet bugün ilan edilmeli!” dedim. Ve sonrasında Federal Demokratik Cumhuriyet kuruldu. Bu tarihin acı bir gerçeğidir. Bu olayın çözümü gelecek 50 yılın meselesidir. Başkanlık sistemi üzerinde anlaştık. Ancak, belirli herhangi bir kişi ya da parti üzerine bir anlaşma yapmadık. Devlet gücünün kilit noktaları üzerine herhangi bir anlaşma yapılmadı. Nepal halkının yenilgiye uğrattığı herhangi bir partiye başkanlığı vermeye hazır değiliz.
Başkanlık konusun üzerine tartışmaya hazırız. Cumhuriyetin kurulduğu belgede bir anlaşma var; “Başkanlık seçimlerini de kapsayacak biçimde herhangi bir gereklilik durumunda başka bir anlaşma yapılacaktır.” Cumhuriyet bu sabırlı, zekice ve sorumluluk dolu hareketlerle kuruldu. Monarşistleri cumhuriyeti ilan etmek zorunda bıraktık. Bu Nepal halkının bir zaferidir. Bu monarşistlere ve eski-monarşistlere teşekkürler.
Cumhuriyetin ilanı nedeni ile çok gururluyuz. Madheşilerin, kadınların, Dalitlerin, diğer ulusların ve tüm ezilenlerin temsilcilerinin yer aldığı Rolpa bölgesinde kapsamlı halk iktidarını kurduğumuz günleri hatırladım. Aynı şey tam da şimdi hem de daha daha geniş ölçekte, Birendra Uluslararası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kendimi Rolpa bölgesindeki iktidarın çok daha büyük ölçekli bir biçiminin karşısında hissettim.
NKP(M) asla halkın dışında olmadı, bugün de halkın içinde ve gelecekte de halkın içinde olacak. Şehitlerimizin ve halkımızın düşlerini gerçekleştirmekten başka bir alternatifimiz yok. Zaman zaman mücadele sağda, solda, önde ya da geride olduk ama herşey Nepal halkı ve ulusumuz içindi.
Bugün Nepal’in kapsayıcı yapısı diğer ülkelerden oldukça farklıdır. Şehitlerimizin, yaralılarımızın ve tüm Nepal halkının düşlerini gerçek olacaktır. Ancak parlamenter partiler halkın fermanını tanımayacak gibi görünüyor.
Gyanendra’nın çürümüş zihniyeti cumhuriyet fikrinin doğmasına neden oldu. Şimdi eğer Kongre Partisi ve BML neyi başardığımızın farkına biran önce varmazsa, Halk Cumhuriyeti kurulacak. Biz Nepal halkını yarı yolda bırakmayacağız, Nepal halkı da bizi yarı yolda bırakmayacak. Bize göre, yeni bir anayasanın oluşturulması iki yıldan daha fazla sürmez. Bunun ardından, politik bir denge sağlamak istiyoruz. Ancak esnek olduğumuz kadar katı da olmasını biliriz.
Halkımız olanları anlıyor. Halkımız kendi tarihini yarattı. Ancak büyük adamlar ve büyük entellektüeller yanıldı. Onların zihniyeti paramparça oldu. Onların tezleri yalnızca kağıtları dolduruyor. Bu tezlerinde halk tarafından yazılan tarihi kabul etmek zorunda kalacaklar. Nepal halkı tüm bunlardan daha güçlüdür. Nepal halkı, cumhuriyeti yaratan bir halktır.
*NKP(M) Merkez Komitesi'nin Federal Cumhuriyetin kuruluşunu kutlamak için 30 Mayıs’ta başkent Katmandu’da düzenlediği halk toplantısında NKP (M) Genel Başkanı Pushpa Kamal Dahal'ın (Prachanda) yaptığı konuşmadır. Nepal Komünist Partisi (Maoist)'in Kızıl Yıldız adlı 15 günlük yayın organdan çevirdik.