Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Ölümsüzlüğe yürüyüş
Foto: Ölümsüzlüğe yürüyüş

Mahirler, TİP reformizminden kopuşarak devrimcileşir. Silahlı mücadele kopuşun anahtarıdır:

Amerikan Yardım Örgütü'nun (AID) Ankara deposu, 28 Nisan 1970'de yakılır. Eylem, Mahirlerde silahlı mücadele fikrini somutlaştırır. Eylem, aynı zamanda devrimci dayanışmanın da sembolü olur. Nitekim THKP-C'li devrimcilere THKO'lu Yusuf Aslan lojistik yardımda bulunur. Hatta Yusuf Aslan, bu yüzden daha sonra yargılanır. Mahir Çayan, bu eylemi THKC'nin ilk eylemi olarak niteler.

Dönemin diğer ilk eylemleri ise THKC 1 No'lu bildirisinde şöyle sıralanır: “Ziraat Bankası Küçükesat şubesinin günlük hasılatı, halkımızın devrimci savaşında kullanılmak amacı ile kamulaştırılmıştır. Kanlı pazarda şehit düşen devrimcilerin anılarına düzenlenen 16-17 Şubat harekatı; Amerikan askeri malzeme deposu Tuslog'un Zincirlikuyu merkezi, Tuslog'un Şişli şubesi, Amerikan - Türk Dış Ticaret Bankasının Elmadağ şubesi, ABD Başkonsolosluğu, İngiltere Başkonsolosluğu, Emperyalist Amerikan kuruluşu IBM'nin Gümüşsuyu'ndaki merkezi bombalanmıştır. Salıpazarındaki Amerikan askeri botu bombalanmış ve tahrip edilmiştir.

Bir meydan okuma

Ama bu eylemlerin hiçbiri İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un kaçırılışı kadar sarsıcı olmamıştır. Çünkü Elrom'un kaçırılışı, emperyalist işbirlikçilere olduğu kadar emperyalizme ve Ortadoğu'daki jandarması siyonizme açık bir meydan okumadır. Mahir Çayan, Ziya Yılmaz, Oktay Etiman, Ulaş Bardakçı, Necmi Demir ve Hüseyin Cevahir tarafından 17 Mayıs 1971'de gerçekleştirilen eylem, işbirlikçiler tarafından devlet terörü ile karşılanır. Tarih 21 Mayıs'ı gösterdiğinde 500'ü aşkın kişi gözaltına alınmıştır.

Ama Mahirler pes etmezler. Denizler gibi eylemlerini yarıda bırakmaz, taleplerinin karşılanmaması üzerine Elrom'u 22 Mayıs gecesi vurarak öldürür. Çok zor şartlar altında olsalar da eylemlerini sürdürür. Mahir, Maltepe Cezaevi'nden firar eder. THKP-C'liler, kaldıkları evler sık sık basılsa da, içlerinde bölünme yaşasalar da Denizler'i kurtarmak için kendilerini ateşe atmakta tereddüt etmez. THKO'lularla birlikte Kızıldere'de ölümsüzlüğe yürür. Mahir, Kızıldere siper yoldaşlığı manifestosu öncesi Denizleri kurtarmanın neden bu kadar önemli olduğunu şu sözlerle anlatır: “Bugün Deniz, Türkiye devriminin simgesi haline gelmiştir. Bu düğüm çözülürse Türkiye devriminin önü açılacaktır.”