Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Delikanlım iyi bak yıldızlara *
Foto: Delikanlım iyi bak yıldızlara *

En uzun koşuysa elbet Türkiye'de de Devrim,

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi...

Acıyorsam sana anam avradım olsun,

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

Can Yücel

İnfaz savcısı, Deniz'in son isteğini yerine getirir. Yoldaşlarıyla aynı odada, elleri arkadan kelepçeli karşı karşıyaydılar. Deniz, Yusuf ve Hüseyin; tek kelime konuşmadan birbirlerine sarılarak öpüştüler. Yüzlerinde birbirlerini son kez görmenin sessizliği vardır.

Saatler 6 Mayıs gecesi 01.20'yi gösterdiğinde, Deniz, idam sehpasının başındadır. En küçük bir tereddüt yoktur. Sanki miting alanındaymışçasına haykırır: “Yaşasın Marksizim ve Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm!...”

Darbeci generaller ve cellatlar, bu kez Yusuf'un yanı başındadır. Yusuf, Deniz'in haykırışını duymuştur. Saat 02.20'de sehpanın başında bu kez Yusuf'un sesi yankılanır: “Ben, halkımızın bağımsızlığı için bir defa ve şerefle ölüyorum. Fakat, bizi asan sizler, şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz! Biz, halkımızın hizmetindeyiz. Sizler, Amerika'nın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler! Kahrolsun faşizm!...”

İnfaz savcısı, hemşehrisi Hüseyin'in yanına varır, pişmanlık bekler. Ama nafile! Saatler 03.00'ü gösterdiğinde, Ulucanlar'dan; “Ben, hiçbir şahsi çıkar gözetmeden, halkın mutluluğu için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım, bundan sonra da bu bayrağı Türkiye halkına emanet ediyorum... Yaşasın işçiler ve köylüler! Kahrolsun Faşizm!” sloganları yükseldi.

Üç fidan yıldızlara ulaşır. Bedenleri, şimdi Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda tüm sadeliğiyle, tüm ihtişamıyla yan yana yatıyor.

Çeşitli kaynaklar, değişik anlatımlar, Deniz'in idam'a giderken son arzusuyla ilgili farklı şeyler söyler. Bir iddiaya göre, Rodrigo'nun Adagio'sunu dinlemek ve bir bardak demli çay içmek istediği söylenir. Bir başka iddiada ise, idamını kendi gerçekleştirmek istemiş ve tam idam edileceği sırada altındaki tabureyi kendi itmiştir.

Kahramanlar, arkalarında söylenceler bırakır. Herkes kendini bulur bu söylencelerde... Devrimci romantizm, devrimci adanmışlık, ırkçılık değil kardeşlik: “Yaşasın, Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, kahrolsun emperyalizm!”

* Deniz Gezmiş’in ajitasyonlarına başlarken sıklıkla kullandığı bir Nazım Hikmet dizesi.