Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
'68'in ilk gerilla eylemi
Foto: '68'in ilk gerilla eylemi

Parker Hart'dan boşalan ABD Ankara Büyükelçiliğine, 1969'da CIA ajanı Robert Komer getirilir. Komer, CIA'nın Vietnam 'honcho'sudur, yani kasabıdır. Komer’in Ankara’ya büyükelçi olarak atanması, devrimci gençlerde büyük bir tepkiye neden olur. ODTÜ ve Ankara Üniversitesi öğrencileri, 28 Kasım 1968'de, dersleri boykot ederek, Komer’i getiren uçağı karşılamak üzere Esenboğa Havaalanı'na giderler. Komer’i karşılamaya gelen resmi protokolün aksine antiemperyalist gençlerin elinde çiçek değil, çürük yumurta ve domatesler vardır. Ama Komer, havaalanı binasına uğramadan, iniş pistinin ucundan gizlice şehre götürülür.

Halk savaşının ilk meşalesi

CIA ajanı Komer, kendisine yöneltilen protesto gösterilerini ciddiye almadığını göstermek veya protestonun ciddiyetini test etmek için ODTÜ öğrencilerinin şaşkın bakışları arasında 6 Ocak'ta 'Cadillac' marka, siyah renkli, 06 CA 001 plakalı makam otomobiliyle ODTÜ'ye gelir. Gökte aradıkları Komer’i yerde bulan öğrenciler, ilk şaşkınlıkları geçer geçmez, bu olayı tüm kampüse duyurur.

Aralarında Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Ulaş Bardakçı, Halil Çelimli ve Taylan Özgür'ın bulunduğu bir grup öğrenci, hızla ODTÜ Rektörlük binası önünde park eden aracın yanına gelerek, arabayı taşa tutarlar, demirlerle arabanın camlarını kırmaya başlarlar. Öğrenciler, kendilerini engellemek isteyen Rektör Kemal Kurdaş'ı olay yerinden uzaklaştırarak, önce aracı ters çevirir, sonra da yakarlar. Ateş alan otomobilin etrafında toplanan binlerce ODTÜ’lü ise, saatlerce Amerikan emperyalizmini, Komer’i ve Komer’in ODTÜ’ye gelmesine izin veren Rektör Kurdaş’ı protesto eder.

ABD Büyükelçisinin aracını yakan öğrenciler, olay anında gazetecilere şu açıklamada bulunur:

“Vietnam'da pasifikasyon hareketini idare eden bir kişi, devrimci Türk talebelerinin bulunduğu bir üniversiteye elini kolunu sallayarak giremez.” Halil Çelimli, elindeki megafonla yanan otomobili seyredenlere şöyle seslenir: Halk savaşının ilk meşalesi burada yakıldı.” FKF Merkez Yürütme Kurulu üyesi Çağatay Anadol ise, eylemi daha sonra “O olay, ODTÜ'nün ilk gerilla eylemi sayılabilir” değerlendirmesinde bulunur.

Antiemperyalist gurur, işbirlikçi hüzün

Vietnam kasabının aracının yakılması coşku seli olup tüm memlekete yayılır. Memleketin her yerinde anti-emperyalist eylem ve etkinlikler düzenlenir, eylem selamlanır. Onlarca öğrenci derneği ve kulübü, ortak bir bildiri yayınlar, “Bu ülkede daha çok ABD elçisi arabası yakılacaktır” der. Açıklamada şu ifadelere yer verilir: “Eğer Amerika, Türkiye'nin tüm yer altı ve yer üstü kaynaklarına göz dikmiş, halkı sefalete sürüklüyorsa, Amerika'nın güvenliğini sağlayan üsler yüzünden halkımız ölüme mahkum ediliyorsa, Türk gençliği, Amerika'yı ve onun yurdumuzdaki ortaklarını da istemeyecektir. Onları ülkemizden sürene kadar savaşacaktır.”

ODTÜ öğrencileri ise, tarihe mal olacak antiemperyalist eylemin haklı gururu ve sevincini yaşar. Öyle ki; “Komer 69” adlı bir futbol takımı kurar, ters dönmüş yanan aracın resmini takımın amblemi yaparlar.

İşbirlikçi egemenler ise, efendilerini hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsü ile paniğe kapılır, yakılan otomobilin zararının Türkiye tarafından ödeneceğini açıklar. Başbakan Süleyman Demirel de, önce CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, daha sonra Savunma Bakanı ve generallerle Genelkurmay'da 6 saat süren bir toplantı yapar. Bu görüşmelerde antiemperyalist öğrencilere saldırı emri verilir. Nitekim eyleme katılan öğrencilerin ezici çoğunluğu daha sonra intikam alınırcasına art arda katledilir. İlk hedef Taylan Özgür'dür. Katili, bugünün üst düzey bir generaldir.

Vietnam kasabının ODTÜ'de alevlerle karşılanması bir milat olur. Öyle ki, devrimci gençlerin tutuklanması, antiemperyalist duyarlılığı daha da arttırır. TİP eylemi tasvip etmediğini açıklasa da, 3 bin ODTÜ öğrencisi, rektörlüğe dilekçe verir, “Komer'in arabasını biz yaktık” der, tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını ya da kendilerinin de tutuklanmasını isterler. Yüzden fazla avukat öğrencilerin davasına “gönüllü” müdahil olur. Gençlerin yargılandığı Anafartalar Adliyesi, dolup taşar, kalabalık Adliye Sarayının dışına, caddeye taşar. Komer ise, önce “Türkler beni istediği sürece buradayım” dese de kısa bir süre sonra Türkiye'yi terk eder.

Sinan Cemgil: Taylan, devrim için ilk kıvılcımı çakmıştı

Amerikalı öğretim görevlisinin “Yıllardan beri ODTÜ'de İngilizce eğitim görüyorsunuz. Nasıl İngilizce bilmezsiniz?” sorusuna, “Biz, ODTÜ'de İngilizce üç kelime öğrendik: Yankee go home" yanıtını veren Sinan Cemgil, tarihi Komer eyleminin mimarlarından biridir. ODTÜ’de 1968 boykotuna ve 1969’da işgale önderlik eden Cemgil, Taylan Özgür’ün İstanbul’da öldürülmesi üzerine Ankara’da yapılan anmada, arkadaşlarına şöyle hitap eder: "Bir devrimci kardeşimiz polis kurşunu ile kahpece öldürülmüştür. Devrimci şehitlerin matemini tutacak zamanımız yoktur. Devrimcilerin postunu ucuza satmayacağız. Gün gelecek Türkiye'nin bağımsızlığı ve kurtuluşu için gerekirse hepimiz vurulacağız.

Bunlar bizi korkutmuyor, üzmüyor, ancak kinimiz bileniyor. Taylan, Komer'in arabasını yakarak devrim için ilk kıvılcımı çakmıştı. Bu kıvılcım devam ettirilecektir. Türkiye'de CIA artık bir adam temizleme kampanyası açmıştır. Yılmıyoruz, korkmuyoruz." Sinan Cemgil, Alparslan Özdoğan ve Kadir Manga ile birlikte 31 Mayıs 1971'de Nurhak'ta vurularak katledilir.