Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası
 
Osman Öztürk / AKP'nin programı, sağlığın ticarileştirilmesi programı
Foto: <strong>Osman Öztürk</strong> / AKP'nin programı, sağlığın ticarileştirilmesi programı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) yasa tasarısı, yeniden Mecliste gün sayıyor. Sendikalar, meslek örgütleri, AKP'nin çizdiği pembe tabloların aksine yasanın paran kadar sağlık ve mezarda emeklilik dayatması olduğunu belirtiyor... Neden? SSGSS, kuyrukları bitirecek mi?Herkes sağlık hizmeti alabilecek mi? Yasa, emekli maaşlarında yüzde 23-33 indirim getiriyor, 140 YTL üzerinde geliri olanlara da prim kesintisi... Neden? Emekli maaşları çok mu yüksek? AKP, açlık sınırından bihaber mi? Başbakan Erdoğan, sosyal güvenlik sisteminin bir kara delik olduğunu iddia ediyor... Gerçekten öyle mi? Zaman daraldı, yasa, önümüzdeki günlerde Mecliste görüşülmeye başlanacak... Nasıl bir mücadele hattı izlenmeli?

Bu soruları, İstanbul Tabip Odası Salık Politikaları Komisyonu üyesi Dr. Osman Öztürk'e yönelttik. SSGSS ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Dr. Öztürk, “Tasarı, emeklilik yaşını 65'e çıkarıyor. Prim ödeme gün sayısını 9 bin güne yükseltiyor. Bütün sağlık hizmetlerini -sigortalı olsun olmasın- paralı hale getiriyor. Bu nedenle paran kadar sağlık ve mezarda emeklilik dayatması” diyor. “IMF, Dünya Bankası ve TÜSİAD'ın raporlarını alt alta koyunca fotokopi gibi çıkıyor” vurgusunda bulunan Öztürk, “Sosyal güvenlik kamusal bir hizmetse -ki öyle- neden açık versin? Adalet Bakanlığı'na da, Milli Savunma Bakanlığı'na da bütçe ayrılıyor, -ki bunların geri dönüşü de yok- bunlara neden açık demiyoruz?” diye soruyor.

SSGSS, yeniden Mecliste gün sayıyor. Sendikalar, meslek örgütleri AKP'nin çizdiği pembe tabloların aksine yasanın paran kadar sağlık ve mezarda emeklilik dayatması olduğunu belirtiyor. Neden?

Çünkü tasarı, öncelikle emeklilik yaşını 65'e çıkarıyor. Prim ödeme gün sayısını 9 bin güne yükseltiyor. Bu düzenleme, en son '99 yılında değişmişti. Emeklilik yaşı kadınlar için 58, erkekler için 60 olmuştu. Primler de 5 binden 7 bine çıkartılmıştı. Aslında o bile Türkiye'de çalışanların büyük bir kısmı için emeklilik hakkını imkansız hale getirmişti. Şimdiki düzenleme, çalışanların çok büyük kısmının emeklilik hakkını elinden alıyor. Sağlığa dönük olarak ise yasa tasarısı; sağlık hakkını; prim ödeme koşulunun yanında katılım payı ve birtakım ilave ücret ödemelerine bağlıyor. Bütün sağlık hizmetlerini sigortalı olsun olmasın paralı hale getiriyor. Bu nedenlerden dolayı paran kadar sağlık ve mezarda emeklilik dayatması olduğunu ifade ediyoruz.

SSGSS, kuyrukları bitirecek mi? Doktorları emekçilerin ayağına getirecek mi? Rehin almalar son bulacak mı? Herkes sağlık hizmeti alabilecek mi?

Primini ödeyemeyen, işsiz olan ve işsizlik sigortasından yararlanamayanlar, dışında kalacak. Yine aylık geliri 145 YTL'nin altında olanlar dışında kalacak. Kayıt dışı çalışanlar dışında kalacak. Buradan bakıldığında herkesin sağlık hizmeti alacağını söylemek mümkün değil. Doktorların emekçilerin ayağına gidecek meselesi daha çok aile hekimliği ile ilgili. Fakat şunu söyleyeyim; doktorların 24 saat sağlık hizmeti vereceği söyleniyor. 14 ilde uygulanıyor, bugüne kadar böyle bir şey olmadı.

Emekli maaşlarından yüzde 23-33 indirim yapılacak. Oysa 140 YTL üzerinde geliri olanlardan prim kesintisi yapılacak. Neden? Emekli maaşları çok mu yüksek? 140 YTL ne sınırı? AKP, ülkedeki açlık sınırından bihaber mi?

Türkiye'de, emekli maaş oranlarının dünyadan yüksek olduğu söyleniyor. Evet bu oran yüksek olabilir, ama oradaki emekli maaşları ile Türkiye'deki emekli maaşlarına bakalım. Gelişmiş kapitalist ülkelerde emekli aylığı Türkiye'dekinin 3-4 katı. 140 YTL sınırı, net asgari ücretin 1/3'ü oranında hesaplanıyor. Son asgari ücretle bu 145 YTL oldu. Yani, düşünün 145 YTL geliri olan birisi, son düzenleme ile 76 YTL GSS primi ödeyecek. Geriye kalanla da 'sağlıklı sağlıklı' yaşayacak!...

Bir de 'katılım payları' ve 'ilave ücret' meseleleri var...

Katılım payları zaten GSS'nin en tartışmalı ve en sıkıntı yaratan konusu. Sistemin işlediği yerlere baktığımızda, özellikli katılım paylarının arttığı görülüyor. Türkiye'de de muhtemelen öyle olacak. Yarın bir gün yasa yürürlüğe girdiği zaman “GSS bütçesi 5-10 katrilyon açık verirse” o zaman ne olacak? Tabii ki katılım payları yükseltilecek.

İlave ücret; Özel hastaneye gittiğinizde, verginizi vermişsiniz, prim ve katılım payı ödemişsiniz bir de ilave ücret adı altında para ödeyeceksiniz. Bilirsiniz kamu hastanelerinde bıçak parası alınır. Özel hastaneler için bu para yasal hale getiriliyor.

Bunlar cüzi, doğru. Ama burada önemli olan, cüzi miktarların kural haline getirilmesi! Sonra artıyor çünkü...

Mezarda emekliliğin bugün çalışanları kapsamayacağı iddia ediliyor. Bazı emekçiler bunla avunuyor. Gerçekten böyle mi? Hadi öyle... Peki çocuklarımızın geleceği ne olacak?

Doğru, tasarı, bugün çalışanların emeklilik yaşını yükseltmiyor. 2036'da başlıyor. Ama '99 yılında DSP-MHP-ANAP hükümeti döneminde çıkarılan mezarda emeklilik yasası, '99'dan sonra çalışma yaşamına atılanların emeklilik hakkını zaten gasp etti. '99'dan sonra çalışmaya başlayanların 1/4'ünün emeklilik hakkı yok. Şimdi bu biraz dahada zorlaşıyor. Sizi ilgilendirmiyor diyorlar. O zaman bizim çocuklarımız ne olacak?

SS herkesi kapsamasa da, GSS herkesi kapsıyor... Ve GSS'nin emekçilere bir yeni yıl “hediyesi” de, teminat paketi... Teminat paketi nedir, bunu biraz açar mısınız? Dünyadaki örneklerde görülüyor, özellikle kalp, kanser hastalıkları gibi tedavisi pahalı hastalıklar paket içinden çıkartılıyor veya çıkarılmasa bile katılım payları arttırılıyor. Mesela bu yasa yürürlüğe girerse, 18-45 yaş arası kişilerin diş protezleri ödenmeyecek. 18 yaş altı ve 45 yaş üstünün ise yüzde 2 ödenecek. Şu anlaşıyor, açıklar ortaya çıktıkça pakette daraltmaya gidilecek.

Bizim hedeflerimizden bir tanesi de, GSS uygulanacak olursa bütün yetkinin tek elde toplanmaması. Meslek örgütleri, emek örgütleri de bu sürece katılsın. Bir takım kısıtlamalara gidilecekse de bunlar bilimsel yöntemlerle yapılsın. Şuan ki haliyle, bütün yetkiler hükümetin elinde.

Yasada kadınlarla ilgili düzenlemeler de var. Yasa, en çok kadınları mı vuracak?

Kadınların ezildiği bir gerçek. Bundan önceki sosyal sigortalar mevzuatında koruyucu bir takım düzenlemeler vardı. Mesela uzun yıllar yürürlükte kalan emeklilik düzenlemesine göre; kadınlar 20 yılda, erkekler 25 yılda emekli oluyordu. Şimdi o da yükseltildi. Kız çocukları evlenmedikleri sürece babalarının sigortasından faydalanıyordu, onlar kaldırıldı. Bu açılardan bakıldığında kadınların hakları da alınıyor.

Yasanın veto edilen hali ile şimdiki hali arasında farklar olduğu söyleniyor. Nedir bu farklar? Emekçiler lehine herhangi bir pozitif düzenleme içeriyor mu?

5510 sayılı yasa, emeklilerin haklarına yönelik ciddi bir saldırı idi. Ama yine de onda arada lehte olan birkaç düzenleme vardı. 18 yaş altı nüfusun, anne baba sigortalı olmasa bile GSS kapsamına alınması gibi. Şimdi öyle değil. Bu yasa yürürlüğü girdiği zaman, 18 yaş altı nüfus GSS kapsamında olacak deniliyor, ama onlar zaten anne ve babadan kapsamdalar. Bir de 18 yaş altı için ücretsiz sağlık hizmeti alacak deniliyor. Öyle bir şey yok, anne veya babası primini ve katılım payı ödeyecek. Ya da mesela; emzirme yardımı asgari ücretin 1/3'e çıkarılmıştı ve 6 ay doğum izni düzenlemesi vardı, şimdi bunlar da yok.

AKP, Allah'ın değil de IMF'nin sopasından korkuyor

AKP, sağılık alanında peş peşe düzenlemeler yapıyor ve habire pembe tablolar çiziyor. Yaptıkları yapacaklarının teminatı değil mi? AKP'nin pembe tabloları çoktan karaya dönmedi mi?

AKP'nin programı, sağlığın ticarileştirilmesi programı, neoliberal bir program en başta. Gerçek şu ki, Türkiye'de sağlığa eskiye göre daha çok para ayrılıyor, ama bu vatandaşa hizmet olarak dönmüyor. Sorunlar bitmiş değil, devlet hastanelerindeki kuyruklar, sağlık ocaklarının yetersizliği vb... Bu program kimin işine yarıyor; tabi ki özel sağlık hizmeti veren kuruluşlara.

Aile hekimliği pilot uygulaması sürüyor, dünyada böyle bir uygulama yok.

SSK'ların tasfiyesini bir kez daha yaşıyoruz aslında. Sağlık Uygulama Tebliği'nde yapılan düzenleme ile hastaneler, yatan hastanın ilaç ve ameliyat masraflarını karşılamak zorunda. Fakat bir çok hastane bunu yapamadığı için ameliyatları durdurdu.

Aslında bugün getirilen düzenleme SSK düzenlemesi. SSK bunu yapıyordu. SSK'lar, hizmetin sunumu ve finansmanı tek elde topluyor ve bu iş becerebiliyordu. Yani, kendi sağlık hizmetini sunabiliyordu. Sıkıntı, suistimal, yolsuzluk yok muydu? Vardı. Ama gerçekten çok zor olan bir işi yürütebiliyordu. SSK modeli Türkiye için uygun bir modeldi. Tek sıkıntı, son 20 yıldır yatırım yapılmamasıydı.

AKP, “Herkes fedakarlık yapmalı” diyor, ama görünen yine çalışanlar fedakarlık yapacak. IMF ile 19. stand-by anlaşması yapılacak. Ve IMF ile çalışmak istiyorlar. Anlaşılan, Allah'ın sopasından değil de IMF'nin sopasından korkuyorlar.

Ortada bir rakam kirliliği olduğu açık

Başbakan Erdoğan, sosyal güvenlik sisteminin bir kara delik olduğunu iddia ediyor, sistemin “20-30 yıl içinde iflas edeceği”ni savunuyor. Sizce de öyle mi?

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yasalaşma sürecinde çıkardığı bir rapor vardı. Beyaz Kitap diye anılıyor. Orada bir tablo var. Sistemin iflas edeceği iddiası oradan geliyor. Deniliyor ki; Türkiye'de iki çalışan bir emekliyi finanse ediyor. Oysa bunun 4 olması gerekiyor. Bizde 2'ye 1 ise, Avrupa'nın bir çok ülkesinde 1,8'e 1, 1,6'ya 1 gibi. Yani iddia doğru değil.

O tabloda ilginç olan bir şey daha var. Emeklilik yaşını 60 olarak varsaydığınızda, 18-60 yaş arası nüfusun çalışabildiğini da varsayıyorsunuz. Mesela bu rakamlar üzerinden Almanya'da bir hesaplama yapıldığında, bu oran 2,9 çıkıyor. İngiltere ve Fransa'da benzer. Çok ilginçtir, Türkiye'de 7,1'e çıkıyor. Yani; siz 18-60 arası nüfusa iş imkanı sağlasanız, bunu da kayıt altına alsanız, 60 yaş üzerindeki herkesi emekli etseniz, 7 kişi bir kişiyi finanse etmiş oluyor. Yani, siz işsizlik ve kayıt dışı sorununu çözdüğünüz zaman sosyal güvenlik soruna da kalkıyor.

Başbakan, sosyal güvenlik açığının -92'den bu yana- 851 milyar YTL olduğunu iddia ediyor. Uzmanlar ise, bu rakamın gerçeği ifade etmediğini söylüyor. Kim doğru söylüyor?

Ortada bir rakam kirliliği olduğu açık. Şimdi, zaten böyle toptan bir hesaplama yapmak doğru değil. Hesaplarla, rakamlarla ilgili kuşkularım var. Şu da var hükümet, devletin emekli sandığına yaptığı ödemeleri de açıktan sayıyor. Devlet memur çalıştırıyor, sosyal güvenlik primi ödüyor, bunu da açık gibi hesaplıyor. Sosyal güvenlik kamusal bir hizmetse -ki öyle- neden açık versin? Adalet Bakanlığı'na da, Milli Savunma Bakanlığı'na da bütçe ayrılıyor -ki bunların geri dönüşü de yok- ama bunlara açık demiyoruz. Sonuçta, çalışırken sefalet ücreti veriyorsun, emekli olunca açlık ücreti... E, onu da verme!

Yasanın arkasında en net siyasi iradeyi koyan AKP oldu

Bazı burjuva partiler -CHP, MHP, DSP- şimdi SSGSS karşıtı muhalefete soyunuyor. Bu muhalefetleri ne kadar samimi? SSGSS yasa tasarısının mazisi nedir?

Aslında mazisi bayağı eskidir, 60 yılı geçer. İlk, 1946'de tek parti diktatörlüğü döneminde gündeme geldi. O günden bu güne sürekli gidip geldi. '80'lerde, Anayasa'ya girdi. O zamandan bu yana çeşitli isimlerle günümüze kadar geldi. Ama şimdiye kadar, arkasında en net siyasi iradeyi koyan, AKP oldu. DSP ve MHP, emeklilik yaşı, emeklilik prim gün sayısı gibi düzenlemeleri hükümet oldukları dönemde yaptılar. CHP gelse farklı yapar mıydı? En azından çok açık görünmüyor bu.

Yasa herkesi ilgilendiriyor, mücadele birleşik olmalı

Patronlar örgütü TÜSİAD, Başbakan Tayyip Erdoğan'a “Buldozer tipi bir operasyon ile yatırımların ve üretimin önündeki idari ve teknik engeller temizlenmeli” diye buyurmuştu. Sonra zam yağmuru başladı. Şimdi de SSGSS. SSGSS 'buldozer planı'nın parçalarından biri mi?

TÜSİAD, emeklilik ve sağlık işiyle eskiden beri ilgileniyor zaten. '97'de, Emekli ve Mutlu Raporu'nu çıkarttı. Türkiye için Şili modelini önerdi. 2004 veya 2005'te Sağlıklı Gelecek Raporu vardı, birtakım öneriler de orada sundu. Aslında bugünkü AKP programına denk düşüyor. IMF, Dünya Bankası ve TÜSİAD'ın raporlarını alt alta koyunca fotokopi gibi çıkıyor; GSS uygulansın, aile hekimliğine geçilsin, hastaneler işletmelere dönüştürülsün, piyasaya açılsın vb. Gibi...

Yasa tasarısı neden şimdi gündeme getirildi. SSGSS'nin 'Sınır ötesi operasyonlar'la ilişkisi nedir?

Yoktur denemez, ama çok da bağlantılı görünmüyor. Neden şimdi gündeme getirildi? Anayasa Mahkemesi iptal etmişti belli maddelerini, o yüzden. Ama reform olmadığını onlar da biliyor, bu yüzden seçim sonrasına ertelediler. Geçen dönemden şöyle bir ders çıkarmış AKP. Seçimlerden önce bir takım şeyleri yapmamak.

Aslında AKP döneminde bir GSS mazisi var. İlk olarak 2003 yılında gündeme geldi, geri çekildi. 2004'te yeni bir düzenleme yaptılar, emeklilik sigortası prim, sosyal güvenlik kurumlarını birleştirdiler, sonra 2005 Nisan'ında Meclise gönderildi ve 1 yıl bekletildi. Onlar da biliyor, muhalifleri olduğu yerde böyle yasaları çıkarmak zor. O yüzden diyor, “Bedeli neyse ödeyeceğiz” Gerçekten de ödetmek gerekiyor.

Zaman daraldı. Yasa önümüzde ki günlerde Mecliste görüşülmeye başlanacak. Nasıl bir mücadele hattı izlenmeli?

Aslında bu tasarı, mücadele hattı bakımından, emek ve meslek örgütleri, sosyalist hareketler açısından çok uygun zeminler yarattı diye düşünüyorum. Toplumsal muhalefete, toplumla bütünleşme, temaslar kurma açısından ciddi olanaklar sundu. Başka konuları bu kadar anlatamazsanız ama bu konuyu rahatlıkla herkese anlatabilirsiniz. Mesela biz, TTB olarak yasanın üzerine projektör tutuyoruz sadece. Çok özel analizlere, tartışmalara gerek yok, sadece projektörü tutun. Kime gösterirseniz gösterin kimse bu yasa için iyi demez.

En başta mücadele birleşik olmalı. Yasa Meclise gelmeden gerçekçi olmayabilir belki, yine de Türkiye çapında bir günlük değil, ama bir saatlik uyarı eylemi yapılabilir. Zira genel grev, pek yapılabilecek gibi görünmüyor. Ama '77 DGM eylemleri ve faşist saldırılara karşı DİSK'in iş bırakma eylemleri olmuştu. Aslında bir saatlik eylemlerdi bunlar...

Bu yasa herkesi ilgilendiriyor. Etkileyeceği kesim çok geniş, çiftçisinden ev kadınına... Bu tarz eylemler bile bu yasanın meşruiyetini zorlayacaktır. AKP'nin 5 yıllık iktidarı döneminde başka bir konu yoktur bu kadar zorlandığı...

Ayrıca herkesin bulunduğu yerde tepkisini gösterebileceği eylemler yapılmalı. Genel grev gönlümüzden geçer tabi ki.