İSTANBUL (06.01.2008)- Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (Tümrad-Der), sağlık kuruluşlarında çalışan radyoloji çalışanlarının sorunlarına dikkat çekmek amacıyla yaptığı araştırmada çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı.
Çalışma koşullarının zorluğu nedeniyle başka kanser gibi çeşitli hastalıkların tehdidi altındakı radyoloji çalışanları arasında bir anket düzenleyen Tümrad-Der, toplam 22 ilde; 4 eğitim araştırma, 28 devlet, 2 kadın doğum ve çocuk hastanesi ile 3 tıp fakültesi hastanesinde gerçekleştirdiği incelemenin sonuçlarını açıkladı. Radyoloji teknisyenlerinin çalışma şartlarını, çalışma alan ve cihazların yönetmeliklere uygun olup olmadıklarını belirlemek isteyen dernek, yayınladığı raporla sorunlara dikkat çekti. Ankete, kadrolu, 4/b, taşeron ve sözleşmeli çalışan toplam 707 radyoloji çalışanı katıldı.
Radyoaktif madde tehlikesi altında yapılan çalışma alanında ankete katılanların 132'nin radyoloji ile ilgili bir okuldan mezun olmayan (ehliyetsiz) teknisyen olduğu belirlendi. Hastanelerdeki cihazların Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından 2005'ten itibaren lisanslamaya başlandığı da tespit edilen sorunlar arasında yer aldı. Cihazların yüzde 22,9'u ise lisanssız olarak çalıştırılıyor.
Ortalama 10-12 arasında teknisyenin bulunduğu hastanelerde koruyucu olarak kullanılması gereken kurşun önlüklerin sayısı ise 1 ile 2 arasında. Bu durum raporda “Aynı anda 21 cihazla hizmet verilen bir hastanede sadece 3 kurşun önlük bulunmaktadır. Teknisyenlerin yüzde 72'si kurşun önlükleri yeterli bulmamaktadır” diye belirtildi.
Koruyucu aparat sıkıntısı yüzde 84!
Raporda belirtilen “Hastanenizde Troid ve gonad koruyucu aparatlar var mı?” sorusuna verilen yanıtlarını yüzde 84’ü ise bu tür ekipman, araçlara sahip olmadıklarını belirtmiş. Öyle ki ortamdaki radyasyon miktarını ölçmek için kullanılan dozimetreler açısından ise “26 teknisyeni olan bir hastanede dozimetresi olmayan teknisyen sayısı 12. Teknisyenlerin yüzde 18’i dozimetresiz çalışıyor”. Ankete göre, hastanelerin yüzde 20'sinde hiç havalandırma yokken, yüzde 52’sininki ise yetersiz bulunmuş.
Radyoaktif maddelerle temas halinde bulunan radyoloji çalışanlarının sorunlarının başında gelen fazla çalışma saatleri sorunu ise anketle gözler önüne serildi. “Çalıştığınız kurumda 5 saat uygulaması ve 30 günlük şua izni haklarınızı kullanıyor musunuz? sorusuna verilen cevapların oranı şöyle: “Şua izinlerimizi kullanıyoruz ama 5 saatten fazla çalışıyoruz diyenlerin oranı yüzde 40, Şua izinlerimizi kullanmıyoruz ve 5 saatten fazla çalışıyoruz diyenlerin oranı yüzde 27, Şua izinlerimizi tam kullanıyoruz ve 5 saat çalışıyoruz diyenlerin oranı yüzde 33”
Raporda fiili hizmet süresi ile ilgili tazminatlarının yatırılmasında sıkıntılar yaşandığı, teknisyenlere ait dinlenme odalarının olmadığı, performans sisteminden yaşanan memnuniyetlik, hastanelerde Radyasyon Güvenliği Komitesi bulunmaması, gibi pek çok başlıkta sorunlar yer aldı.
Radyasyon vitamin değil!
Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği
anket sonuçlarına iliştin değerlendirmesinde Radyoloji teknisyenlerinin ne kadar elverişsiz ortamlarda ve elverişsiz cihazlarla hizmet verdiklerinin ortaya çıktığını belirtti. Değerlendirmede “Radyasyonun vitamin olmadığı gerçeğinden hareketle, sağlıklı çalışma ortamı sağlanmadan 5 saat çalışmanın bile olumsuz sonuçlar doğurduğunu, çalışma saatlerinin uzatılmasından önce çalışma koşullarının iyileştirilmesinin ivedilikle sağlanması gerektiği ortaya çıkmıştır.” ifadelerini yer verildi.
Araştırma sonuçlarının tam hali www.tumrad.net adresinden takip edilebilir.